DOLAR

45,0379$% 0.19

EURO

52,8518% 0.28

STERLİN

61,0230£% 0.43

GRAM ALTIN

6.814,23%0,53

ONS

4.708,82%0,34

BİST100

14.409,07%0,51

Sabah Vakti a 02:00
İstanbul AÇIK 17°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Verimlilik odaklı üretimle küresel pazarlarda güçleniyoruz

Tork, 2024 yılında yalın üretimle verimliliğini artırırken, dijitalleşme ve ürün geliştirme yatırımlarıyla global algısını güçlendirdi. 2019 yılında yalın üretim ve dijitalleşme çalışmalarına hız veren Tork, Asya pazarında büyüyerek ve yeni ürün gruplarıyla sektördeki iddiasını artırdı.

Tork, 2024’ü yenilikçi adımlarla geride bırakıyor. Yalın üretim süreci ve dijitalleşme yatırımlarıyla üretim verimliliğini artıran firma, küresel pazarlarda da etkisini hissettirdi. Güney Asya ve Orta Doğu pazarlarında önemli satış başarıları elde eden Tork, aynı zamanda kriyojenik vanalar ve çok turlu aktüatörler gibi yeni ürün gruplarına odaklanarak sektördeki rekabet gücünü yukarı taşıdı. Yılın öne çıkan projelerini ve gelecek hedeflerini Tork’un 2024 yolculuğunu şekillendiren Ömer Kaya’dan dinledik.


Ömer Bey 2024 yılı için Tork için nasıl geçti? Yılı geriye bırakmaya hazırlanırken dahil olduğunuz büyük projeler neler oldu?
Biz her yıl, bütçe döneminde bir araya gelip bir sonraki yıl işimizi nasıl büyütebileceğimizin yol haritasını yenileyip gözden geçiriyoruz. Bu yıl Varnasan tarafında API belgesi aldık ve petrol ve gaz yatırımlarında kendimizi geliştirmeye odaklandık. Yeni ürettiğimiz kriyojenik vanalarımızda satışlarımızı artırmak için bir hedef koymuştuk. O hedeflerimizin üzerine çıktık ve yeni pazarlar elde ettik.

Çok turlu aktüatörde de 2024 yılı hedefimiz, bu ürünün sahada testlerinin yapılmasıydı. Bu ürünün 3 tesiste test edilmesini sağladık ve sorunsuz bir şekilde 100.000 çevrime eriştik. Emniyet ventili tarafında hem paslanmaz çelik hem karbon çelik ürünlerde satış adetlerimizi yukarı doğru taşıdık. Bunlar bizim yeni geliştirip pazara sunduğumuz ve sunmaya hazırlandığımız ürünlerimizdi. Bu ürünlerin haricinde hali hazırda pazarda sürekli koşan ürünlerimiz var. Bunlar da solenoid vana, pnömatik aktüatör, pistonlu vana, çeyrek turlu elektrikli aktüatörler, patlaç valfler gibi ürünlerimiz hem makine imalatı sektöründe hem de fabrikalarda düzenli kullanılan ürünler.

Türkiye’de gıda, kimya, şeker, demir – çelik sürekli satış yaptığımız ve proje takip ettiğimiz ana sektörlerimiz. Yurtdışında toplamda 80 ülke ile aktif çalışıyoruz. 2023 yılında Güney Asya pazarına odaklanmıştık. Buralar aslında zor pazarlar ve genelde Çin, Kore gibi ülkelerin satış ağları daha kuvvetli. 2024 yılında bu bölgede pnömatik aktüatör ve solenoid vana alanında yeni müşteriler elde ettik. Bununla beraber mevcut müşterimiz ile de Avrupa, Arap Yarımadası, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da satış hacmimizi bir önceki yıla göre yukarı doğru taşıdık.

2024 yılı, giderlerin çok yükselmesi ve rekabetin çok kızışması sebebiyle zor bir yıldı. Biz 2019 yılından beri yoğun bir yalın üretim çalışması yapıyoruz. Süreçlerimizi nasıl değerli hale getirip müşterimize katma değeri olmayan tarafları nasıl bertaraf edip aynı kişi sayısıyla daha çok ürünü nasıl ortaya çıkarabileceğimizin yol haritalarını çıkartıp sahada uygulamasını yapıyoruz. Türkiye’de çalışan sayısını artırmak çok büyük bir başarı gibi görünüyor ama bence adam başı ciro çok önemli bir kriter. Verimsizlikleri ölçüp bunların üzerine ne kadar odaklandığınız önemli.

Ömer Bey, hem dijitalleşme hem yalın üretime geçiş sürecini sizden dinleyebilir miyiz?
İlk olarak İstanbul Teknik Üniversitesi’nden bir profesör hocamız ve firmamızdan da iki arkadaşımız bu çalışmalara liderlik etti ve 2019 yılında yalın üretim çalışmalarımızı başlatmış olduk. Önce selenoid vana kısmında başladık. Sonra patlaç valfler ve doğal gaz ürün grubu ardından pnömatik aktüatörlerde yalın üretime geçtik. Burada hem talaşlı imalat hem de montaj tarafının yalınlaştırılması söz konusu oldu.

Aslında bir süreç analizi yapıp iyi bir mühendislik anlayışı ile buradaki iş süreçlerini nasıl daha verimli hale getirebileceğimizi tasarladık. Biriktir – beklet metodu yerine talaşlı imalat ve montaj kısmında bir sürekli bir akış metodu kurup hataların olduğu anda farkına varılmasını sağladık. Örneğin 100 ürünün montajına başlayıp bitirdikten sonra tüm montaj süreçleri bittikten sonra ilk üründe hatayı tespit ettiniz. Bu durumda geride kalan 99 üründe hata sahibi olabilirsiniz. Fakat ne yazık ki iş işten geçti. Bu durumda tekrar başa dönüp diğer ürünlerde tek tek kontrol yapıp belki en baştan basit bir önlem ile engellenebilecek hatayı şimdi 99 üründe tek tek uğraşarak sorunu gidermeniz gerekiyor. Biz bunun yerine her ürünü montajlayıp montajdan hemen sonra test edip paketleyip sevke hazır hale getirdik. İlk üründe hata olduğunda hatanın kaynağını anlayıp diğer ürünlerde de hata olmasının önüne geçtik. Talaşlı imalatta da eskiden selenoid valfin alt gövdesinde 100 tane giriş işleyip kenara koyuyorduk sonra 100 çıkışını ve sonrada orifisini işleyip stok alanına koyuyorduk. Şu an ise 4 makineyi bir hücre şeklinde yerleştirip giriş, orifis ve çıkış, delikleri delinmesi ardından da montaj hattına hazır hale gelmesi ile akış halinde bir üretime dönmüş olduk. Önceden özellikle küçük adetli siparişlerde ilk valfi elde etmemiz 3-4 günü buluyordu. Şimdi hücresel imalat hatlarıyla 15 dakika sonra ilk valfi montaj yapabilecek şekilde elimize alabiliyoruz. Bu da müşteri taleplerine daha hızlı çözüm üretebilmemizi sağladı. Analizlerimizde görüyoruz ki; içeri giren siparişin yüzde 75’i 3 gün sonra çıkıyor. Biz şu an bu hıza ulaşabiliyoruz ki hedefimiz bu hızı daha da artırmak. Bu oranı yüzde 75’ten yüzde 90’lara çıkarmayı hedefliyoruz.

Yalınlaşma çalışmalarında belirli bir seviyeye geldikten sonra üretimin dijitalleşmemesi ve insandan bağımsızlaşması çalışmaları başlattık. Montaj ve üretim hatlarında yer yer operatör destekli yer yerde operatör bağımsız hücreler kurduk. TORK olarak 2012 yılından beri ERP kullanıyoruz. Bunun yanında fabrika içi işleyişi takip için kullandığımız MES uygulamalarını kuvvetlendirdik ve hedef-gerçekleşen odaklı raporlama ekranları kurduk. Her sabah 08:30-09:00 arasın günlük değerlendirme toplantıları yaparak bir gün öncesinin verilerini dijital ekranlar üzerinden kayıtlı verileri sorgulayarak kontrol ettik. Bu da bize sorunlar büyümeden çevik bir şekilde çözüm üretme fırsatı sundu.

Makinalara yerleştirdiğimiz andon butonlarımız ile duruşlarımızı 4 kriterde analiz etmeye başladık. Bunlar; makine arızaları, kalite problemleri, planlama ile ilgili sorunlar ve takım lideri beklemek gibi belirsiz sorunlar kriteri belirledik. Bu sayede fabrika içi duruşların gerçek sebeplerini görebilir olduk.

Peki süreci nasıl etkiledi bu yeni iş modeli? Sipariş anından sevke hazır ürüne kadar nasıl gelişiyor süreç?
Tüm bu çalışmalar birim zamanda ortaya çıkan ürün miktarını ve müşteriye geri dönüş hızımızı yukarıya taşıdı. Tork’un hem yurt içerisinde hem de yurt dışında yerel olarak çalışan satış personelleri bulunuyor. Satışçı arkadaşlarımız bir siparişi aldığında bu siparişi erp sistemi üzerinden fabrikaya iletiyorlar. Siparişi alan üretim planlama ekibi gene tüm iç üretim süreçleri, montaj ve sevkiyat faaliyetlerini erp programı üzerinden yürütüyor. Bu sayede ortaya takip edilebilir kayıt altında bir düzen çıkıyor. Üretim meşakatli bir alan. Siz ne kadar işleri standart hale getirdiğinizi düşünseniz de yeni güne süprizlerle uyanabiliyorsunuz. Çalışanlarımızın ortaya koyduğu yalın süreçler ile problemleri daha şeffaf bir şekilde açığa çıkartmanın, bunun yanında toplu veri üzerinden yorum yapabilmenin faydasını işte tam bu noktada görüyoruz. Geçmiş ve biriken hataları, problemleri toplu olarak yorumlayabildiğinizde benzer alanlardan çıkabilecek hataları da önleme yollarını açmış oluyorsunuz. Bu sürecin bizdeki en büyük artısı bu kazanım oldu.

Yurtdışı pazarlarında payınızı artırmayı ve yeni satış ağları kurmayı hedeflediğinizi belirttiniz. Üretimde yaptığınız bu geliştirmeler size pazarda ve rekabette neler sağlıyor?
Tüm bu çalışmalar verimliliğimize direk katkı sağladı. Bu sayede birim ürün maliyetlerinde rekabetçiliğimizi koruyabildik. Teslimat hızındaki artış ile daha kısa zamanda sipariş sevkiyatları sağladık. Bu durumda bize hem stok çevirim hızlarında artış, daha düşük stok miktarları ile çalışma imkanı sundu. 

Yeni ürün gruplarında hedefleriniz nelerdir?
tork son yıllarda özellikle elektrikli aktüatör alanına ciddi yatırımlar yaptı. Bunun yanında Varnasan’da API vanalar, kriyojenik vanalar ve emniyet ventili ürün gruplarında yatırımlarımız oldu ve neticelerini almaya başladık. Tork ve Varnasan proses otomasyonun özellikle vana ve aktüatör alanında geniş bir ürün yelpazesi ile müşterilerine çözümler sunmayı ana hedef belirlemiş iki şirket. Bu hedefe hizmet edecek şekilde de ürün gruplarımızı şekillendirmeye devam ediyoruz. Çokturlu elektrikli aktüatörler de bu bağlamda seri imalata geçiş için çalışmalarına başladığımız ürünlerin en önemlisi.

Peki satış tarafında üretimden direkt fabrikaya satış haricinde mühendislik veya taahhüt firmalarıyla onların projelerine dahil olarak satışınız söz konusu oluyor mu?
Biz satışlarımızı bayilerimiz, direk satış, mühendislik ve proje firmaları olarak 3 ana kanaldan yürütüyoruz. Ana satış politikamız ekipman satışı. Bunun yanında dönem dönem anahtar teslim otomasyon projeri de yaptık fakat toplam hacmimizde hep küçük bir yere sahip oldu. Burada esas konu müşterinin tercihi. Özellikle büyük makine imalatçıları direk olarak üretici ile irtibat kurmak isterken, fabrikalar, orta ölçek makinacılar bayilerimiz üzerinden alım yapmayı tercih ediyorlar. Bizde bu süreci toplam müşteri memnuniyetini sağlayacak şekilde yürütüyoruz.  

Bu yapıda Ar-Ge faaliyetlerinizi en çok hangi satış kanalı şekillendiriyor?

Proses otomasyonunda özellikle elektirkli aktüatörler, emniyet ventili gibi ürün gruplarında argemiz ciddi çalışmalar yaptı. Bunun yanısıra özellikle havacılık ve uzay projelerinde özel vana tasarımları yapıyoruz. Bizim toplamda 15 kişilik bir Ar-Ge ekibimiz bulunuyor. Hem elektronik ( gömülü sistem yazılımı, elektronik devre ve kart tasarımı ) hem de mekanik tasarım yapabiliyoruz. O anlamda elimiz kuvvetli. Örneğin burada elektrikli aktüatörlerin kartlarının tüm tasarımlarını ve yazılımlarını kendimiz yapıyoruz. Bu durum da ürünün katmadeğer kısmının firma içerisinde kalmasını sağlıyor. Üretmiş olduğumuz ürünlerin tamamının tüm tasarım ve geliştirme süreci mühendislerimizin çalışmaları ile açığa çıkıyor.

SIL ve ATEX talepleri için hangi ürünlerde çözüm sunuyorsunuz?

SIL 3 belgemiz pnömatik aktüatörlerimizde bulunuyor. Solenoid valflerimizde, pnömatik ve elektrikli aktüatörlerimizde, switch kutularımızda ve Varnasan tarafından üretilen küresel vanalarımızda ATEX belgemiz var.

2025 yılında yeni yatırım planlarınız var mıdır?

2024 yılında fabrikamızı büyüttük. Şu an 15 bin metrekarelik bir üretim alanına sahip olmuş durumdayız. Bunun 10.000m2 şu an aktif kullanıyoruz. Yeni alanımızda ise özellikle elektrikli aktüatörler ve API küresel vana ürün grubunda genişlemeyi düşünüyoruz.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Su ve atık su arıtma çözümlerinde global liderlik hedefi

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.