DOLAR

45,2057$% 0

EURO

53,0405% -0.11

STERLİN

61,4917£% -0.18

GRAM ALTIN

6.702,45%-0,19

ONS

4.613,72%-0,18

BİST100

14.442,56%0,92

Sabah Vakti a 02:00
İstanbul HAFİF YAĞMUR 10°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Dijiport Haber

Dijiport Haber

30 Nisan 2026 Perşembe

Global Turks New York Chapter İlk Buluşmasını Gerçekleştirdi

Global Turks New York Chapter İlk Buluşmasını Gerçekleştirdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Global Turks Vakfı, Ağustos 2025’te Türkiye’de, Eylül 2025’te ise Amerika’da gerçekleştirdiği lansmanların ardından başlattığı global büyüme sürecini, 2026 yılında farklı şehirlerde düzenlediği Chapter etkinlikleriyle sürdürüyor. Şubat ayında Orta Doğu Chapter’ının Dubai’deki lansmanının ardından, Global Turks New York Chapter ilk buluşmasını da gerçekleştirdi.

Global Turks Vakfı; dünya genelinde başarılı Türk profesyonelleri bir araya getirmeyi, güçlü bir iş birliği ağı oluşturmayı ve küresel ölçekte etki yaratmayı hedefliyor. New York’ta düzenlenen bu buluşmada da vakfın küresel liderlik vizyonu ve Türk profesyoneller arasında sürdürülebilir bir uluslararası ağ kurma hedefi paylaşıldı.

2026 yılı boyunca Türk profesyonellerin yoğun olarak bulunduğu şehirlerde düzenlenecek Chapter etkinlikleriyle, başarılı Türkleri bir araya getirmek ve “Global Başarılı Türk Lider”.
markasını küresel ölçekte yaratmayı amaçlıyor.


New York Chapter Lansmanı

New York Türkevi’nde gerçekleşen lansmanın açılış konuşmaları;
T.C. New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal, Global Turks Foundation Başkanı Ayşegül Dicle Aydın, Başkan Yardımcısı Bahadır Kaleağası ve Chapters Leaders ve Yönetim Kurulu Üyesi Özge Bulut Maraşlı tarafından yapıldı.

Etkinlik kapsamında düzenlenen “I am a Global Turk” panelinde Can Sanay, Ece Kamar ve Elif Kınlı, uluslararası deneyimlerini katılımcılarla paylaşırken ve bir diğer panelde ise New York Chapter Eş Başkanları Kaan Dağaltı ile Aslı de Munnink Chapter’ınvizyonunu ve hedeflerini paylaştı.

İş dünyasından sanata, bilimden akademiye kadar farklı disiplinlerden yaklaşık 200 başarılı Türk’ün katıldığı etkinlik, Türk liderlerin kolektif gücünü bir kez daha ortaya koydu. Global Turks Vakfı’nın dünyanın farklı noktalarında hayata geçirdiği Chapter yapılanmalarının, yerel potansiyeli küresel hedeflerle buluşturan stratejik platformlar olduğu vurgulandı.

Global Turks Vakfı; Türk liderlerinin küresel ölçekte daha görünür, daha etkili ve sürdürülebilir bir etki yaratmasını desteklemek amacıyla çalışmalarını dört temel eksen etrafında şekillendiriyor:

  • Topluluk: Disiplinler, sektörler ve coğrafyalar ötesinde üst düzey, birbirine bağlı bir Türk liderler ağı oluşturmak
  • Profesyonel Gelişim: Bilgiye, fırsatlara ve küresel kariyer yollarına erişimi sağlamak
  • Mentorluk: Deneyimli liderlerle yeni yetenekleri buluşturan liderlik hızlandırma programları geliştirmek
  • Forum: Düşünce üretimi ve paylaşımını destekleyen platformlar aracılığı ile “Global Turks for Global Good” hareketiyle küresel ölçekte kolektif etkiyi güçlendirmek.


Global Turks Foundation Başkanı Ayşegül Dicle Aydın yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi “Global Başarılı Türk Lider markasını küresel ölçekte inşa edeceğiz. Bu çerçevede Vakıf Chapters yapılanmasını dünya ölçeğinde büyütüyoruz. New York’ta gerçekleştirdiğimiz bu toplantı önümüzdeki dönemde dünyanın diğer şehirlerinde de artarak devam edecek. Chapterların yanı sıra Özyeğin Üniversitesi ile birlikte Global Liderlik Akademisini hayata geçirdik ve bu program ilk mezunlarını Haziran ayı içerisinde verecek. Temel amaçlarımızdan biri de vakfımızın bir dünya meselesine el atarak bu alanda çalışan uluslararası kurum, kuruluş, vakıflar ve üniversiteler ile çalışmaktır. Bu misyonumuzun ismini ‘Global Turks for Global Good’ hareketi olarak belirledik..”

New York’ta gerçekleşen Chapter lansmanını takiben, Mayıs ayında San Francisco ile başlayacak ve Londra ile Avrupa ayağına geçecek lansman süreci devam edecek.

Devamını Oku

Doğuş Teknoloji, X-Board ile Tahminlemeyi Şirketler için Stratejik Avantaja Dönüştürüyor

Doğuş Teknoloji, X-Board ile Tahminlemeyi Şirketler için Stratejik Avantaja Dönüştürüyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Artan veri hacmi, değişken pazar koşulları ve hızlanan karar alma ihtiyacı, şirketleri yalnızca geçmiş performansı raporlayan sistemlerin ötesine taşıyor. Kurumlar artık satış, talep, tedarik, operasyon, finansal performans ve kârlılık gibi kritik alanlarda geleceğe dönük daha net içgörüler sunan yapay zeka destekli çözümlere yöneliyor. Bu dönüşümde, belirli iş alanlarına uyarlanmış “Vertical AI (Dikey Yapay Zeka)” yaklaşımları öne çıkıyor.

Yapay zeka destekli tahminleme sistemleri, farklı veri kaynaklarını birlikte analiz ederek şirketlerin olası değişimleri daha erken fark etmesini sağlıyor. Böylece kurumlar yalnızca operasyonel süreçlerini değil; gelir-gider dengesini, nakit akışını, stok seviyelerini ve yatırım kararlarını da daha bütüncül bir bakış açısıyla yönetebiliyor. Öngörü üretme kapasitesi, şirketler için analitik bir kabiliyetin ötesine geçerek finansal kontrol, stratejik çeviklik ve rekabet avantajı sağlayan kritik bir yönetim aracına dönüşüyor.

Bu yaklaşımın iş sonuçlarına etkisi de somut verilerle destekleniyor. McKinsey’nin paylaştığı bulgulara göre yapay zeka destekli tahminleme modelleri, özellikle tedarik zinciri yönetiminde tahmin hatalarını yüzde 20 ile 50 arasında azaltabiliyor. Aynı modeller; ürün bulunurluğu kaynaklı kayıpların, depo maliyetlerinin ve idari yüklerin düşürülmesine de katkı sunuyor. Bu tablo, tahminlemenin şirketler için daha kontrollü, çevik ve veriye dayalı yönetim anlayışının önemli bir parçası haline geldiğini gösteriyor.

Öngörülebilirlik, CEO ve Üst Yönetim Gündemlerinde Stratejik Karar Kalitesini Artırıyor

Yapay zeka destekli tahminleme sistemleri; mevsimsellik, anomali, talep dalgalanmaları, müşteri davranışları ve operasyonel değişimleri birlikte değerlendirerek dinamik bir öngörü altyapısı oluşturuyor. Böylece satın alma, üretim, stok ve tedarik süreçleri daha planlı ilerliyor; kaynak kullanımı verimli hale gelirken fazla stok ya da stok yetersizliği riski azalıyor.

Tahminlemenin etkisi operasyonel verimlilikle sınırlı kalmıyor. Şirketler için öngörülebilirlik; nakit akışının daha sağlıklı yönetilmesi, gelir-gider dengesinin korunması, karlılık senaryolarının modellenmesi ve finansal risklerin erken fark edilmesi açısından da kritik önem taşıyor. Bu nedenle yapay zeka destekli tahminleme, CEO ve üst yönetim ajandasında finansal kontrolü, çevikliği ve stratejik karar kalitesini güçlendiren bir başlık olarak öne çıkıyor.

X-Board, Kritik İş Verilerini Tek Platformda Toplayan Yapay Zekâ Destekli Karar Destek Asistanı

Veri tahminlemenin iş sonuçlarına değer katabilmesi için farklı sistemlerde yer alan verilerin tek bir yapı altında okunabilir ve aksiyona dönüştürülebilir hale gelmesi gerekiyor. Parçalı veri yapısı, yöneticilerin aynı tabloya farklı kaynaklardan bakmasına neden olurken karar alma hızını da yavaşlatıyor.

Doğuş Teknoloji’nin geliştirdiği X-Board, şirketlerin kritik metriklerini tek ve sezgisel bir platformda bir araya getiren, gerçek zamanlı ve mobil uyumlu yapay zeka destekli karar destek asistanı olarak konumlanıyor. Gelir, satış hacmi, talep seviyeleri ve operasyon göstergelerini aynı yapı altında izlenebilir hale getiren X-Board; yöneticilerin iş performansını anlık takip etmesine, risk ve fırsatları daha erken görmesine yardımcı oluyor.

Platform, gerçek zamanlı görünürlük, mobil erişim ve mevcut veri yapılarına uyumlu entegrasyon kabiliyetiyle yöneticilerin veriyi daha hızlı anlamlandırmasına, eğilimleri daha erken fark etmesine ve kararlarını daha sağlam bir zeminde almasına katkı sunuyor. Net ve sezgisel görselleştirmelerle öne çıkan X-Board, veriyi yalnızca takip edilen bir çıktı olmaktan çıkararak karar süreçlerinde aktif rol oynayan bir yapıya dönüştürüyor.

“Üst Yönetimlerin Ajandasındaki Tahminleme İhtiyacına X-Board İle Yanıt Veriyoruz”

Veri tahminleme teknolojisi hakkında görüşlerini ifade eden Doğuş Teknoloji Veri ve Yapay Zekadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serhan Yılmaz, şunları söyledi:

“Kurumsal dünyada yapay zekanın gerçek değeri, yalnızca otomasyonda değil, karar süreçlerine öngörü kazandırma kapasitesinde ortaya çıkıyor. Bugün üst düzey yöneticilerin ajandasında daha hızlı raporlama kadar; belirsizliği erken görmek, nakit akışını sağlıklı yönetmek, karlılığı korumak, talep ve gelir senaryolarını doğru okumak da var. Yapay zeka destekli tahminleme bu açıdan yeni nesil yönetim mimarisinin temel bileşenlerinden biri haline geliyor. X-Board’u, C-level yöneticilerin ve karar vericilerin ihtiyaç duyduğu öngörü kapasitesini sağlayan; tahminleme ve karar destek süreçlerini tek platformda buluşturan yapay zeka destekli bir çözüm olarak konumlandırıyoruz.”

Devamını Oku

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi:“Enerji dönüşümü artık bir tercih değil, ekonomik ve stratejik bir zorunluluk”

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi:“Enerji dönüşümü artık bir tercih değil, ekonomik ve stratejik bir zorunluluk”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin hazırladığı ‘Türkiye Enerji Dönüşümü Görünümü 2025’ raporu açıklandı.

Rapora göre Türkiye, geçen yıl enerji dönüşümünde yenilenebilir enerji kapasitesindeki güçlü artış ve politika çerçevesindeki gelişmelerle önemli bir ilerleme kaydetti. Özellikle Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) projelerinde devreye alma performansındaki artışın ilerlemeyi desteklediği ifade ediliyor. Ancak yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşılabilmesi için, YEKA modeli dışında, yatırımların serbest piyasa koşulları altında geliştirilmesi; bu kapsamda uzun dönemli yenilenebilir enerji tedarik anlaşmaları (YETA) yoluyla finansmanın sağlanmasının önem taşıdığı belirtildi.

Enerji dönüşümü hızlanmalı

Diğer taraftan artan enerji talebi, yüksek ithalat bağımlılığı ve elektrifikasyonun beklenen hızda ilerlememesi, dönüşümün daha bütüncül ve hızlandırılmış bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

Rapora göre, yenilenebilir enerji kapasitesindeki güçlü artışa rağmen enerji talebi ve sera gazı emisyonları artmaya devam ediyor. Enerji yoğunluğundaki iyileşmenin yavaşlaması ve son dönemde yeniden artış göstermesi, dönüşümün talep tarafında yeterince desteklenmediğine işaret ediyor. Bu çerçevede, enerji dönüşümünün yalnızca kapasite artışıyla değil, enerji verimliliği, elektrifikasyon ve talep yönetimini içeren bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği vurgulanıyor.

Jeopolitik gelişmeler enerji dönüşümünün önemini artırıyor

Raporda, enerji ithalatının cari denge üzerindeki belirleyici etkisini sürdürdüğü vurgulandı. 2025 yılında Türkiye’nin enerji ürünleri ithalatı 2024’e kıyasla yüzde 5 azalarak 62,5 milyar dolara, enerji kaynaklı dış ticaret açığı ise yüzde 4 düşüşle 47 milyar dolara geriledi. Ancak bu sınırlı iyileşmenin büyük ölçüde uluslararası fiyat gelişmelerinden kaynaklandığı belirtildi.

İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan gerilim ve çatışmalarla birlikte ithal fosil yakıtlara bağımlılık risklerinin arttığına vurgu yapılırken enerji dönüşümünün önemine de raporda dikkat çekildi.

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, Türkiye’nin jeopolitik gelişmelere duyarlı bir yapıya sahip olduğunu söyleyerek “Enerji sistemimiz yüksek ithalat bağımlılığı ve coğrafi konumumuz nedeniyle küresel fiyat hareketlerinden etkileniyor. Bu yıl İran ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail arasında yaşanan gerilim ve çatışmaların etkisiyle enerji fiyatlarındaki artış, bu kırılganlığı daha görünür hale getirirken enerji dönüşümünün yalnızca çevresel değil, aynı zamanda enerji güvenliği ve makroekonomik istikrar açısından kritik bir araçolduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Bağ, yenilenebilir enerji yatırımlarının hız kesmeden devam etmesi ve özellikle güneş ve rüzgar enerjisinde öngörülen kapasite artışlarının gerçekleştirilmesinin kritik olduğunu söyledi. Bu artışın sürdürülebilir olabilmesi için beraberinde iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi, şebeke esnekliğinin artırılması, enerji depolama ve talep tarafı katılımı ile toplayıcılık gibi mekanizmaların etkin şekilde devreye alınması gerektiğini ifade eden Bağ, piyasa tasarımının da dönüşümü destekleyecek şekilde geliştirilmesinin ve yatırımcılara öngörülebilir ve doğru fiyat sinyalleri sunulmasının önemli olduğunu belirtti.

Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) bu alanlarda ilerlemenin hızlandırılması ve somut uygulama için önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Bağ şunları ekledi: “Türkiye, yenilenebilir enerji kapasite artışı, yerli üretim kabiliyeti ve politika geliştirme deneyimi ile enerji dönüşümünde öne çıkan bir ülke olarak uygulama odaklı çözümlere de liderlik edebilecek konumda. COP31, ulusal enerji dönüşümünü hızlandıracak yapısal reformların desteklenmesi ve uluslararası yeşil finansman kaynaklarının mobilize edilmesi için stratejik bir kaldıraç olarak değerlendirilebilir. Türkiye’nin hem kendi hedeflerine ulaşması hem de küresel iklim gündemine katkı sağlaması açısından COP31 belirleyici olacak.”

Yeni dönem: Kapasite artışından sistem entegrasyonuna geçiş

2025 yılı itibarıyla Türkiye’de toplam elektrik kurulu gücü 122,5 GW’a ulaşırken, bunun yüzde 62’sini yenilenebilir enerji kaynakları oluşturdu. Aynı yıl devreye alınan 7 GW yeni kapasitenin yüzde 99’u yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı; bunun 4,9 GW’ı güneş, 1,9 GW’ı rüzgar, 0,09 GW’ı hidroelektrik ve 0,03 GW’ı biyokütle ile jeotermal.

‘Türkiye Enerji Dönüşümü Görünümü 2025’ raporuna göre, geçen yılın sonu itibarıyla Türkiye’de güneş ve rüzgar enerjisi kurulu gücü 40 GW seviyesine ulaştı. Bu kapasitenin 2035 yılına kadar 3 katına çıkarılması hedefleniyor. Bu noktaya ulaşmak için önümüzdeki 10 yıl boyunca her yıl ortalama toplam 8 GW düzeyinde yeni güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesinin devreye alınmasına ihtiyaç var.

Ancak rapor, enerji dönüşümünde yeni bir aşamaya geçildiğine işaret ediyor. Artık ana gündem kapasite artışı değil, sistem entegrasyonu: Yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilirliği için iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi, enerji depolama ve talep tarafı katılımı gibi esneklik çözümlerinin yaygınlaştırılması ve piyasa tasarımının dönüşümü destekleyecek şekilde geliştirilmesi gerekiyor.

Talep artışı ve sanayi yapısı dönüşümün merkezinde

Rapora göre enerji talebi artışı, dönüşümün hızını sınırlayan temel unsurlardan biri olmaya devam ediyor. Özellikle enerji yoğun ve düşük katma değerli üretim yapısının sürmesi, enerji yoğunluğundaki iyileşmeyi yavaşlatıyor. Bu nedenle sanayide yüksek katma değerli ve verimlilik odaklı bir üretim kompozisyonuna geçiş ve elektrifikasyonun hızlandırılması, enerji dönüşümünün ayrılmaz bileşenleri olarak öne çıkıyor.

Yeni teknolojiler Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak

Çalışmada, enerji dönüşümünde yeni teknolojilerin, sistemin karbonsuzlaşmasını hızlandırmanın yanı sıra esneklik, verimlilik ve arz güvenliğini güçlendiren temel unsur olduğu vurgulandı. Bu kapsamda, yeşil hidrojen, batarya enerji depolama ve dijitalleşme uygulamalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması önemli fırsatlar sunuyor.

Yeşil hidrojen, özellikle ağır sanayi ve uzun mesafe taşımacılık gibi karbonsuzlaşması zor sektörlerde kritik bir çözüm sunarken batarya depolama sistemleri, yenilenebilir enerji entegrasyonunu destekleyerek şebeke esnekliğini artırıyor. Elektrifikasyon teknolojileri ise son kullanım sektörlerinde fosil yakıt bağımlılığını azaltarak enerji talebinin yapısını dönüştürüyor. Yeni teknolojilere yönelik stratejik yol haritalarının tamamlanması, mevzuat altyapısının oluşturulması ve yerli üretim kapasitesinin desteklenmesinin Türkiye’nin enerji dönüşümünde rekabet gücünü artıracağı, raporda ifade edildi.

Raporda enerji verimliliğine de ayrı bir başlık olarak yer verildi. Dağıtık yenilenebilir enerji, depolama ve enerji yönetimi çözümlerinin birlikte ele alınmasının, özellikle binalar ve sanayi sektörlerinde yeni iş modelleri ve finansman araçlarının devreye alınmasının, dönüşümün etkinliğini artıracağı belirtildi.

Fosil yakıtlardan çıkışta belirsizlik sürüyor, Adil Geçiş kritik

İklim Kanunu çerçevesinde devreye girecek ulusal ETS ve karbon fiyatlamasının fosil yakıtlardan uzaklaşmayı teşvik edeceği ve enerji dönüşümünü hızlandıracağı raporda anlatılıyor. Ancak fosil yakıtlardan kademeli çıkışa yönelik net ve öngörülebilir bir yol haritasının bulunmaması, dönüşümün hızını sınırlayan önemli unsurlardan biri olarak gösteriliyor. Bu durum, aynı zamanda adil geçiş politikalarının etkin şekilde tasarlanması ve uygulanmasını da zorlaştıracak. Fosil yakıtlardan uzaklaşmayı destekleyen açık hedefler ile sosyal ve ekonomik etkileri gözeten adil geçiş mekanizmalarının birlikte ele alınmasının, dönüşümün kapsayıcılığı ve sürdürülebilirliği için önemli olduğu vurgulandı.

Devamını Oku

Anadolu Savunma, SAHA Expo’da Geleceğin Savunma Çözümlerini Sergileyecek

Anadolu Savunma, SAHA Expo’da Geleceğin Savunma Çözümlerini Sergileyecek
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Anadolu Savunma, SAHA Expo Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nda yerli savunma sanayiinin gücünü ve teknolojik yetkinliğini bir kez daha uluslararası arenaya taşıyacak. 5-9 Mayıs tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan fuarda Anadolu Isuzu’nun tamamen yerli ve milli imkanlarla tasarlayıp geliştirdiği SEYİT 4×4 ve Kia ile yapılan iş birliği kapsamında KLTV (hafif taktik araç) modelleri tanıtılacak.

Tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen SEYİT 4×4 farklı coğrafyalara kolaylıkla uyum sağlıyor

Anadolu Savunma’nın SAHA Expo’da sergileyeceği SEYİT 4×4, tamamen yerli ve milli imkanlarla tasarlanıp geliştirildi. Zorlu arazi şartları için geliştirilen SEYİT 4×4, entegre sistemleri, kolay idamesi ve görev esnekliğiyle sahada üstün bir çözüm olarak öne çıkıyor. Taktik görevlerde yüksek performans gösteren SEYİT 4×4, hava, deniz, kara ve demiryoluyla kolaylıkla nakledilebiliyor, birliklerin hızlı konuşlanmasına önemli bir katkı sağlıyor.  22.500 kg azami yüklü ağırlığıyla öne çıkan SEYİT 4×4; 285 beygir gücündeki motoru, otomatik şanzımanı, %60 tırmanma ve %30 yan eğim kabiliyeti, 1 metre derin sudan geçiş kabiliyetleriyle üstün arazi performansı sunuyor. -35°C/+55°C sıcaklıklarda operasyonel görevlerini yerine getirebilmesi, yoğun toz ve kumlu ortamlara özel dizayn edilen filtre sistemleri gibi özellikleriyle farklı coğrafyalarda etkin görev yapabiliyor.

KLTV farklı görev tiplerine uygun esnek ve güvenilir çözümler sunuyor

Anadolu Savunma’nın SAHA Expo’da tanıtacağı bir diğer model olan KLTV, çok amaçlı hafif taktiksel araç sınıfında farklı görev tiplerine uygun esnek ve güvenilir çözümler sunuyor. Silah taşıma, keşif, personel nakli ve lojistik destek gibi farklı görevlerde etkin performans sunan KLTV, modüler gövde yapısı sayesinde zırhlı veya zırhsız farklı konfigürasyonlara uyarlanabiliyor. 225 beygir güç ve 500 Nm tork üreten güçlü motoru, otomatik şanzımanı ve bağımsız süspansiyon sistemi ile zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek hareket kabiliyeti sağlayan araç, %60 dik eğim ve %40 yan eğim performansıyla dikkat çekiyor. Sökülebilir zırh kiti, balistik koruma seçenekleri ve gelişmiş sistem entegrasyonu sayesinde operasyonel esnekliği artıran KLTV, ergonomik kabini ve dijital donanımlarıyla modern sahaların dinamik ihtiyaçlarına güçlü bir yanıt veriyor.

SAHA Expo 2026 en son teknolojilere ev sahipliği yapacak

Türkiye ve Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul tarafından düzenlenen SAHA Expo 2026, 120’den fazla ülkeden 1.500’ün üzerinde katılımcıyı bir araya getirecek. 100.000 metrekareyi aşan bir alanda düzenlenecek olan fuarda kara, deniz, hava, uzay, insansız sistemler ve yıkıcı inovasyon sektörlerinden en son teknolojiler sergilenecek. SAHA Expo 2026, küresel ölçekte stratejik ortaklıklar, teknoloji transferi ve endüstriyel iş birliği için eşsiz fırsatlar sunacak. Hem yerli milli üretim gücünü temsil eden öncü firmaları hem de dünyanın önde gelen sanayi liderlerini aynı çatı altında buluşturacak olan fuarda savunma ve havacılık sektörünün geleceği şekillendirilecek.

Devamını Oku

OMSAN Lojistik, Renault ile Fas’ta Güven Tazeledi

OMSAN Lojistik, Renault ile Fas’ta Güven Tazeledi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

OMSAN Lojistik, köklü iş ortaklarından Renault ile yürüttüğü stratejik iş birliğinde önemli bir başarıya daha imza attı. 50 yılı aşanbu güçlü ortaklık, Fas operasyonu kapsamında 16 Mart 2026’da başlayan yeni 5 yıllık sözleşme ile uluslararası arenada daha da pekiştirildi.

OMSAN Lojistik’in Renault araçlarının Fas’taki taşımacılığına yönelik iş birliği, 13 Ocak 2020’de kazanılan ilk ihale ile başlamıştı. Bu süreçte sergilenen yüksek operasyonel performans, zamanında teslimat oranları ve müşteri odaklı yaklaşım sayesinde sözleşmeler kademeli olarak genişletildi.

Mart 2023’te kazanılan üç yıllık ihale ile iş birliği daha da güçlenirken, OMSAN’ın sahadaki performansı sürdürülebilir başarının en somut göstergesi oldu.

“BU BAŞARI, GÜVENİN VE OPERASYONEL DİSİPLİNİN SONUCUDUR”

OMSAN Lojistik Genel Müdürü Ahmet Tansık, kazanılan yeni ihale ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Renault ile 50 yılı aşkın süredir devam eden iş birliğimizin, uluslararası operasyonlarımızda da aynı güçle sürmesi bizim için son derece kıymetli. Fas’ta elde ettiğimiz bu yeni 5 yıllık sözleşme; sadece rekabetçi bir sürecin kazanımı değil, aynı zamanda sahada ortaya koyduğumuz disiplinin, sürdürülebilir hizmet anlayışımızın ve güvene dayalı iş modelimizin bir sonucudur. Bugün lojistikte fark yaratan unsur; yalnızca taşıma kapasitesi değil, uçtan uca entegre çözümler, veriyle desteklenen operasyon yönetimi ve kesintisiz hizmet kabiliyetidir. OMSAN olarak, Renault’un küresel tedarik zincirine değer katmaya ve operasyonel mükemmelliği uluslararası ölçekte sürdürmeye kararlıyız.”

Yeni anlaşma, OMSAN Lojistik’in yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da güvenilir ve tercih edilen bir çözüm ortağı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Şirket, OYAK’ın uzun vadeli vizyonu doğrultusunda; sürdürülebilir büyüme, güçlü operasyonel altyapı ve multimodal taşımacılık kabiliyetleri ile küresel lojistik ağını genişletmeye devam ediyor.


YENİ DÖNEM: 5 YILLIK STRATEJİK GÜÇ BİRLİĞİ

2026 yılında gerçekleştirilen son ihale sürecinde OMSAN Lojistik; güçlü altyapısı, yenilikçi çözümleri ve entegre lojistik kabiliyetleriyle öne çıkarak ihaleyi yeniden kazandı.

Yeni sözleşmenin, OMSAN’ın uluslararası büyüme hedefleri açısından önemli bir eşik olduğunu vurgulayan Otomotiv ve Yurtdışı Ofisler Grup Direktörü Diğdem Liga ise şunları söyledi:

“Fas’ta yeniden kazanılan bu sözleşme, OMSAN’ın uluslararası operasyon kabiliyetinin, hizmet kalitesinin ve sahadaki istikrarının güçlü bir yansımasıdır. Uzun soluklu iş ortaklıklarını kalıcı başarıya dönüştüren en önemli unsur, güveni her aşamada yeniden üretebilmektir. Renault ile Fas’ta devam edecek bu yeni dönem de, OMSAN’ın küresel ölçekte değer üreten çözüm ortağı kimliğini daha da güçlendirecektir.”

Yeni sözleşme kapsamında 16 Mart 2026 itibarıyla başlayan iş birliği 5 yıl boyunca kesintisiz devam edecek; OMSAN, Fas’taki operasyonel gücünü daha da artırırken Renault’un tedarik zinciri verimliliğine stratejik katkı sunmayı sürdürecek.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.