50,1009$%0,17
56,1505€%0,03
67,4093£%-0,00
6.588,47%-0,11
4.088,35%-0,26
%
02:00
Türkiye’nin ekonomik büyüme modelinde kritik bir kırılma noktasına gelindiğine dikkat çeken Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (Dışyönder) Başkanı Dr. Hakan Çınar, sanayide yaşanan zayıflamanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir risk olduğunu vurguladı.
Çınar, yaptığı açıklamada, bir ülkenin kaderinin yalnızca ne kadar ihracat yaptığıyla değil, ne ürettiğiyle belirlendiğini belirterek, “Üretim kapasitesi ve üretimin niteliği, refahın ve dış dengenin temel belirleyicisidir. Bugün geldiğimiz noktada sanayideki gerileme, Türkiye’nin üretim gücünü kaybedip kaybetmediği sorusunu gündeme getirmektedir” dedi.
“Türkiye üretirken ithalata bağımlı büyüyor”
Pandemi ve küresel krizler sonrası üretimin yeniden stratejik bir alan haline geldiğini ifade eden Çınar, Batı dünyasının tedarik güvenliği ve stratejik özerklik hedefleri doğrultusunda sanayiyi yeniden merkezine aldığını belirtti.
“Üretim artık sadece bir ekonomik faaliyet değil, aynı zamanda ulusal güvenlik ve rekabetçilik meselesidir. Avrupa Birliği başta olmak üzere gelişmiş ülkeler, sanayiyi korumak ve güçlendirmek için yeni politikalar geliştirmektedir.”
Türkiye’nin temel yapısal sorunlarından birinin üretimde dışa bağımlılık olduğunu ifade eden Çınar, özellikle ara malı ithalatının yüksekliğine dikkat çekti:
“Merkez Bankası verilerine göre ithalatın yaklaşık dörtte üçü ara mallarından oluşuyor. Bu tablo, üretim arttıkça ithalatın da arttığı ve dış dengenin bozulduğu bir yapıyı ortaya koyuyor. Yani Türkiye, daha fazla ürettikçe daha fazla dışa bağımlı hale geliyor. Bu durum, ‘çok çalışıp az kazanma’ riskini beraberinde getiriyor.”
Çınar, bu nedenle üretimin miktarından çok, yerli katma değer oranının artırılmasının kritik olduğunu vurguladı. Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme için üretim modelini yeniden kurgulaması gerektiğini belirten Çınar, çözümün yüksek katma değerli üretimden geçtiğini söyledi:
“Bugün dünyada kazanan model; sadece üretmek değil, teknolojiyi geliştirmek, standartları belirlemek ve güçlü bir tedarik ekosistemi kurmaktır. Türkiye’nin ihtiyacı, düşük maliyetle üretmek değil, yüksek katma değerle üretmektir. İşte bu sebeple Türkiye’nin önünde iki seçenek bulunuyor. Ya düşük ve orta teknoloji ile rekabet etmeye devam ederek marjların giderek eridiği bir alanda kalacağız; ya da üretimi teknoloji, katma değer ve yerli girdi ekseninde yeniden tasarlayarak bir üst lige çıkacağız. Üretimden uzaklaşan bir ekonomi, sürdürülebilir refah üretemez. Türkiye’nin kalıcı çözümü üretimdir.”
Global Turks Vakfı’nın Orta Doğu Lansmanı Dubai’de Gerçekleşti
1
YEO Teknoloji’den Birleşik Krallık’ta 100 Milyon Doları Aşan Dev Güneş Enerjisi Sözleşmesi
45619 kez okundu
2
Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı 6 ayda 1,3 milyar dolara ulaştı
33764 kez okundu
3
Şenpiliç İleri İşlem Fabrikasıyla AB’ye İhracat Yetkisi Aldı
18063 kez okundu
4
Cengiz Holding, DZ Bank’tan ‘Yeşil Kredi’ Aldı
16085 kez okundu
5
Polisan Holding 2024’ün Altı Aylık Finansal Sonuçlarını Açıkladı
15949 kez okundu
Tank üstü güvenlikte entegre yaklaşım
Kimya tesislerinde toksik gaz sızıntılarına karşı doğruluğu yüksek dedektör seçimi nasıl yapılır?
Endress+Hauser, iTHERM TrustSens ile İlaç üretiminde sıcaklık ölçümü
Çağdaş Cam, solar camda üretim kapasitesini 14 milyon metrekareye çıkarmaya hazırlanıyor
Toroslar EDAŞ Gaziantep’te yatırımlarını sürdürüyor
Tüpraş ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı’ndan iş birliği
“Döngüsel ekonomi, çimento sektörünün net sıfır dönüşümünü hızlandıracak”
Polisan Kansai Boya’nın kalan yüzde 50’si 93 milyon dolara satıldı
Arçelik, 200 milyon euroluk yatırımla Manisa’da ileri teknoloji fabrikasını açtı
Yıllık 100 bin araç kapasiteli K9 Projesinde ilk banttan inen model Fiat Dobló oldu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.