45,2268$% 0.07
52,9225€% 0.1
61,3043£% 0.16
6.610,45%0,61
4.549,24%0,60
14.386,89%0,12
02:00
Yapıchem Kimya Ar-Ge ve Ür-Ge Müdürü Dr. Mustafa Hulusi Uğur, firmalarının enerji verimliliği ve çevreci ürün geliştirme odaklı çalışmalarını, dijital dönüşüm süreçlerini ve uluslararası pazarlardaki hedeflerini anlattı. Döngüsel ekonomi projeleri ve yenilikçi katkı kimyasallarıyla sektöre yön veren firma, hem Türkiye hem de global arenada güçlü bir konuma sahip.
Yapıchem Kimya Ar-Ge ve Ür-Ge Müdürü Dr. Mustafa Hulusi Uğur, kimya ve yapı sektöründeki derin tecrübesiyle sürdürülebilir, çevreci ve yenilikçi ürün geliştirme stratejilerini detaylandırıyor. Doktora çalışmaları, özel sektör deneyimi ve liderlik ettiği multidisipliner ekip ile Yapıchem Kimya’nın enerji verimliliği, geri kazanım ve dijital dönüşüm alanlarındaki çalışmalarını aktaran Uğur, firmanın uluslararası büyüme hedeflerini ve çevre dostu üretim anlayışını paylaşıyor. Türkiye’nin ve bölgenin önde gelen yapı kimyasalları üreticilerinden biri olan Yapıchem Kimya’nın Ar-Ge vizyonunu bu kapsamlı röportajda keşfediyoruz.

Öncelikle sizi, sektör tecrübenizi ve bölümünüzün işletmedeki faaliyetlerini tanıyabilir miyiz?
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kimya Bölümü’nden lisans, Marmara Üniversitesi Fizikokimya Anabilim Dalı’ndan yüksek lisans ve yine aynı üniversitenin Organik Kimya Anabilim Dalı’ndan doktora derecemi aldım. Doktora sürecimde farklı araştırma gruplarıyla birçok alanda çalışma imkânı buldum. UV-ışınlarıyla sertleşen kaplamalar, yüksek performanslı polimerler, lityum polimer piller, yakıt pilleri, rijid poliüretan sistemler, epoksiler ve elektromanyetik kalkanlama bu çalışmaların başlıca konularıdır. Bu alanlarda 13 bilimsel makalem ve 30’dan fazla yurt içi ve yurt dışı poster sunumum bulunmaktadır.

Doktora eğitimim boyunca özel sektörde 3,5 yıl boyunca alüminyum substratlarda sol-jel kaplamaları üzerine çalıştım. Sonrasında 7,5 yıla yakın bir süre çeşitli tarım ilacı etken maddelerinin laboratuvar, pilot ve endüstriyel ölçekli sentez ve üretimini gerçekleştirdim.
Ardından, yapı kimyasalları sektörünün öncülerinden olan Yapıchem Kimya Sanayi’de 2,5 yıl Ar-Ge ve Kalite Kontrol Müdürü olarak görev yaptım. Şu an aynı firmada Ar-Ge ve Ür-Ge Müdürü olarak çalışmalarımı sürdürüyorum. 10 kişilik, kimyager, kimya mühendisi ve inşaat mühendislerinden oluşan multidisipliner bir ekibimiz var. Hemen her birimle yakın temasta çalışıyor; hammadde alımından satış sonrası çözümlere kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz.

Yapıchem Kimya’yı tanıyabilir miyiz?
Yapıchem Kimya, kurumsal vizyonunu yalnızca üretim yapmakla sınırlamıyor; sektörün geleceğini şekillendirecek teknolojileri, sürdürülebilir sistemleri ve bilimsel Ar-Ge yatırımlarını da eş zamanlı büyütüyor. İstanbul’dan Gaziantep’e uzanan bu üretim ağı, şirketin yerli gücünü küresel başarıya dönüştürmesindeki en büyük yapı taşı.

Yapıchem Kimya’nın, İstanbul, İzmir ve Gaziantep fabrikalarında üretim tesisleri, İstanbul Ataşehir’de merkez ofisi ve Tuzla’da bir adet deposu bulunmaktadır. Yapıchem, her üç tesisinde yarı mamul ve hammadde ürettiği pek çok son teknoloji reaktörler ile birlikte karıştırma kazanı, dozaj pompası, chiller soğutma grubu, buhar kazanları vb mühendislik ekipmanları barındıran ve toplam 3 fabrikada tek vardiyada 300.000 ton üretim kapasitesine sahiptir.
Toplam personel sayısı 60’ın üzerindedir. Ancak personel sayısından daha ziyade çalıştırılan personel kalitesi çok önemlidir. Yapıchem personelinin %20’sine yakını Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden mezun olmuş çalışanlardır. Teknik kadrosunu ise son 1 yıl içerisinde %50 oranında büyütmüştür. Tüm Türkiye’de ve yurt dışında 27 ülkede Yapıchem markası güvenilir bir marka olarak yerini almış ve her ciddi firmanın ihalelere çağırdığı önemli bir oyuncu olmuştur. Özetle Yapıchem %100 yerli sermayesi ile lokal bir firma olmayıp uluslararası bir firma olma yolunda çok ciddi mesafeler kat etmiştir.
Kuruluştan günümüze Yapıchem Kimya’nın enerji verimliliği, sürdürülebilir çevre ve geri kazanım yatırımları neler oldu?
Yapıchem Kimya, kuruluşundan bu yana Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarına verdiği büyük önem ve destek sayesinde özellikle enerji verimliliği alanında önemli kazanımlar elde etmiştir. Şirket, her yıl yurt içi ve yurt dışı fuar ve seminerlere katılarak teknolojik gelişmeleri takip etmiş, bu sayede yeni ham madde ve proses optimizasyonları gerçekleştirmiştir. Bu sayede enerji ihtiyacını minimal seviyelerde tutmayı başarmıştır.

Sürdürülebilir çevre ve geri kazanım, günümüzde küresel ölçekte vazgeçilmez kavramlar haline gelmiştir. Yapıchem Kimya, farklı sektörlerde yan ürün olarak çıkan ve o sektör özelinde kullanılmayan pek çok yardımcı maddeyi, yaptığı çalışmalarla yapı kimyasallarında kullanılabilir hale getirmektedir. Bu ürünlerin başka sektörlerde kullanım alanı bulması, ülkemizin kaynaklarından ‘Sıfır Atık’ hedefi doğrultusunda faydalanmamız için büyük önem taşımaktadır.
Son 2 yıldır sürdürülebilirlik ve geri kazanım adına gerek kurum içi projelerimiz gerek ortaklı projelerimiz üst yönetimimizin verdiği güç ve destekle birlikte hız kazanmıştır. Yıkıntı inşaat atıklarının yeniden kullanılması ve endüstriyel atıklar içeren katkılı çimentoların kullanılabilmesine yönelik Sayem projemiz TÜBİTAK tarafından şu an değerlendirme aşamasındadır. Bu proje çok ortaklı bir proje ve sektörün önde gelen firmaları ve üniversiteleriyle bir aradayız. Bu projenin önemine göz atarsak; Atıkların geri dönüşümü ve geri kazanımı, AB’de sürdürülebilir hedeflere ve döngüsel ekonomiye ulaşmanın ana yönergelerinden biridir. İnşaat ve yıkım atıkları, AB’de üretilen tüm atıkların %25 – %30’unu oluşturur ve AB’deki en büyük atık akışı olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde de benzer durum söz konusudur. Özellikle ülkemizin yaşadığı deprem felaketinden sonra ortaya çıkan yüksek miktarda yıkıntının geri dönüştürülmesi en büyük çevresel, sosyal ve ekonomik yüklerden biridir. Doğal kaynakları korurken beton karışımlarının sürdürülebilirliğini arttırmak için inşaat ve yıkım atıklarından üretilen geri dönüştürülmüş agregaları (GDA’lar), doğal agrega (DA) içeren normal betonla karşılaştırıldığında, daha düşük yoğunluk ve daha yüksek su absorpsiyonuna sahip olduklarından dolayı betonun mukavemetini ve dayanıklılığını bozmaktadır. Bu proje kapsamında amacımız inşaat sektöründe yapısal betonlarda kullanılmak üzere maksimum miktarda GDA ikameli yeni nesil beton uygulamalarında kullanılabilecek polikarboksilat esaslı yüksek su kesici ve kıvam koruyucu katkı kimyasalı geliştirmektir.
Bir diğer önemli projemiz ise biyo esaslı epoksi reçinelerin üretimi ve uygulamaları üzerine olup, özellikle Yapıfine markamız için çok büyük önem taşımaktadır. Ön deneme çalışmalarında başarılı sonuçlar elde ettiğimiz bu proje, sürdürülebilirlik adına atılmış önemli adımlardan biridir.

Yapıchem Kimya ürün gruplarını kısaca tanıyabilir miyiz?
Beton katkıları (ARSTEP ve DEGASET), çimento katkıları (ARCEM), yapı kimyasalları (YAPIFINE), özel beton katkıları ve tamamlayıcı ürünler (ARSET) olup aşağıdaki gibi detaylandırabiliriz.
Arstep Serisi katkılar hazır beton üretiminde kullanılan, betonun su/çimento oranını düşürerek, dayanımını artıran, su azaltıcı/akışkanlaştırıcı katkılardır. Kıvam korumayı artırıp, prizi geciktiren yazlık versiyonları ve prizi hızlandıran kışlık versiyonları vardır.
Degaset Serisi katkılar Yeni Nesil Süper Akışkanlaştırıcı yüksek performanslı beton katkılarıdır. Yüksek performanslı hazır beton ve prefabrik üretiminde ve büyük projelerde kullanılan, betonun su/çimento oranını yüksek miktarda düşürerek, erken ve nihai dayanımı önemli ölçüde artıran, yüksek oranda su azaltıcı/yeni nesil süper akışkanlaştırıcı katkılardır. Kıvam korumayı artırıp, prizi geciktiren yazlık versiyonları ve prizi hızlandırarak erken kalıp almayı sağlayan, kışlık ve prefabrik versiyonları vardır.
Arset serisi ürünler özel beton katkıları ve tamamlayıcı ürünlerdir. Hazır beton ve prefabrik üretiminde, büyük inşaat projelerinde özel amaçlar ile kullanılan kimyasal katkılar ve tamamlayıcı ürünlerdir.

Arcem Serisi ürünler Çimento ve Mineral Katkılarıdır. Çimento fabrikalarında, öğütme kolaylaştırma (öğütme verimliliği, değirmen verimliliği, enerji verimliliği), dayanım artırma, krom indirgeme, pack-set önleme özelliklerinin birini veya birkaçını birlikte sağlayan katkılardır.
Yapıfine Serisi ürünler, su yalıtım sistemleri, zemin sistemleri, ısı yalıtım sistemleri, onarım & güçlendirme, kalıp ayırıcılar & harç katkıları, seramik yapıştırıcılar & derz dolguları katkılarıdır.
Yapıchem Kimya ürün grubunun odaklandığı sektörleri ve Türkiye’ye ek olarak hedef pazarlarını öğrenebilir miyiz?
Yapıchem tamamen yerli sermayeli milli bir firma olarak Türkiye’nin mevcut kaynaklarını kullanarak daha ekonomik ama daha fonksiyonel kimyasallar geliştirerek başta hazır beton, çimento, prefabrik, altyapı projeleri ve yapı kimyasalları üreticilerine yönelik çözümler sunuyoruz. Bu sektörlerde; katkı maddeleriyle dayanıklılık, işlenebilirlik ve üretim verimliliği sağlıyoruz.
Türkiye pazarındaki güçlü varlığımızın yanında, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkeleri başta olmak üzere 27 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu pazarlarda hem distribütör iş birlikleri hem de proje bazlı çözümlerle büyümemizi sürdürüyoruz. “Hedefimiz; teknik ürün kalitemizle sadece Türkiye’de değil, bölgesel ölçekte de tercih edilen bir çözüm ortağı olmak.”
Ürün geliştirme çalışmalarınız ne tür dinamiklerden etkileniyor, inovasyon ekibinizi ve faaliyetlerini dinleyebilir miyiz sizden?
Yapıchem Kimya olarak önceliğimiz müşteri memnuniyeti ve sürdürülebilirliktir. Dolayısı ile geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımı, düşük karbon ayak izi, enerji tasarrufu sağlayan çözümler ve Pazar ihtiyaçları öncelik kazanmıştır. Bununla birlikte yasal düzenlemeler – VOC sınırlamaları, REACH gibi çevre ve insan sağlığına dair regülasyonlar –, saha geri bildirimleri, pazarda yenilikçi ürünlerin teknik performansları ve analizleri, iklimsel ve bölgesel farklılıklar – ürün stabilitelerini etkiler – ürün geliştirme çalışmalarımızı etkileyen temel dinamiklerdir.
Yapı kimyasalları üreticisi olan şirketimiz beton, çimento, kalite kontrol ve Ar-Ge olmak üzere 4 laboratuvara sahiptir. Firmamız bünyesinde multidisipliner bir inovasyon ekibi görev yapmaktadır. Yeni malzeme araştırmaları, beton performansları, çimento analizleri, pilot üretim ve prototip geliştirme, saha testleri, C-ayak izini düşüren ürün araştırmaları, akademi-sanayi iş birlikleri ve AB projeleri üzerine faaliyetlerimiz devam etmektedir.
Diğer yandan, dünyanın önde gelen sektörel yayınlarından “International Cement Review” dergisinde 2023 ve 2024 yıllarında sırasıyla çimento üretiminde performans arttırıcı polikarboksilat kullanımı ve faz değiştiren malzemelerin çimentonun özellikleri üzerine etkisi konulu 2 adet makalemiz yayınlanmıştır. 2025 yılı için makale hazırlıklarımız devam etmektedir.
Özellikle ekibimiz, geliştirilen ürün veya ürün grubu ile yüksek katma değerli ürün ihracatının artırılması ve ithalat bağımlılığının azaltılması, yeşil mutabakat ile belirlenen hedefler doğrultusunda ülkemizin AB başta olmak üzere diğer ülkelere ihracatında rekabetçiliğinin korunması ve güçlendirilmesi üzerine yoğunlaşmaktadır.
Öğütme Kolaylaştırıcılar ve Mukavemet Arttırıcılar ile çimento endüstrisine ne tür avantajlar sağlanmış oluyor?
Çimento üretim aşamalarından biri olan öğütme işlemi (klinker, kalker, alçı taşı gibi malzemeler öğütülmesi gereken ürünlere örnek olarak sayılabilir), çimento fabrikalarının en çok enerji tükettiği ve toplamda enerji tüketimlerinin %75-80’ini oluşturan mekanik aşamalardan bir tanesidir. C-ayak izini azaltmak (ton CO₂/ton klinker), öğütmeye harcanan bu enerjiyi azaltmaktan geçmektedir.
Öğütme kolaylaştırıcıların uygun dozajlarda kullanımı öğütme ve seperatör verimliliği de sağlar. Enerji maliyetlerinin toplam üretim giderleri içindeki oranının %30-40 arasında değiştiği çimento sektöründe, enerji verimliliğini artıran teknolojilere olan talep her geçen gün artmaktadır.
Mukavemet arttırıcı kimyasallarımızla sektörde çimentonun dayanıklılığını ve mukavemetini arttırarak, inşaat projelerinde daha güvenilir ve uzun ömürlü yapılar elde edilmesine yardımcı oluyoruz.

Mukavemet arttırıcı kimyasallar özelinde üzerinde çalıştığımız bir diğer konu klinker oranı azaltılmış çimentolar için mukavemet arttırıcı kimyasallardır. Bilindiği gibi, klinker fazlarının çimento dayanımlarında doğrudan etkili olduğu pek çok bilimsel çalışmada gösterilmiştir. Özellikle yüksek miktardaki C₃S ’ler çimento inceliklerini arttırır ve dolayısı ile çimento performansını arttırarak mekanik dayanımı pozitif yönde etkiler. Klinker oranının düşürülmesi ve demir-çelik üretim süreçlerinde çıkan yan ürünlerden olan cürufun ilave edilmesi C₂S ve C₃S miktarlarını azaltır. Böylece çimento hidrasyon ısısı ve erken dayanım azalmakta buna bağlı olarak priz süresi uzamaktadır. Yapıchem olarak öğütme kolaylaştırıcı ve mukavemet artırıcı kimyasal katkı geliştirerek, priz süresindeki artış ve erken dayanımlardaki düşüşün önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Bu sayede endüstriyel atıkların kullanıldığı ve kullanılan klinker miktarının belli oranlarda düşmesi sonucunda ele geçen çimentonun kullanım miktarı geliştirilecek kimyasal katkı yardımıyla arttırılarak Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’nin kritik sektörlerinden Çimento sektörünün C-emisyonunu azaltmaya yönelik dolaylı katkı sağlanacaktır.
Dijital dönüşüm çağında Yapıchem Kimya’nın ürün geliştirme, üretim ve kalite kontrol gibi önemli aşamaların veriminin artırılması için tesis – saha kontrol sisteminizin sahip olduğu yetenekler nelerdir?
Dijital dönüşüm, Yapıchem olarak uzun vadeli gelişim stratejimizin önemli bir parçası. Üretimden kalite kontrole, ürün geliştirmeden sevkiyata kadar tüm süreçlerimizi daha izlenebilir, daha hızlı ve daha sürdürülebilir hale getirmek için teknoloji odaklı iyileştirmelere öncelik veriyoruz.
Bugün geldiğimiz noktada, veri toplama, üretim takibi, kalite analizleri ve süreç optimizasyonu gibi başlıklarda dijital araçları sahaya uyarlıyor; manuel müdahaleleri azaltan sistemlerle verimliliği artırıyoruz.
Ayrıca hem üretim performansını hem de kalite süreçlerini düzenli ölçümleyerek sürekli iyileştirme odaklı bir yapı kurmaya gayret ediyoruz. Önümüzdeki dönemde bu altyapıyı daha ileri seviye kontrol ve izleme sistemleriyle destekleyerek dijitalleşme yolculuğumuzu daha da hızlandırmayı hedefliyoruz.
“Bizim için dijitalleşme; tek bir sistem yatırımı değil, sahadaki gerçek ihtiyacı karşılayan, üretim kalitemizi artıran ve insan hatasını azaltan her adımı kapsayan bir gelişim sürecidir.”
Yatırımlarda çalışmak istediğiniz otomasyon ve enstrüman markalarını belirlerken, belirleyici etkenler neler oluyor?
Yatırımlarımızda otomasyon ve enstrümantasyon sistemleri seçimi, üretim verimliliğimiz, güvenliğimiz ve sürdürülebilirliğimiz açısından kritik öneme sahip. Bu tür ekipman ve sistemleri belirlerken sadece markaya değil, tüm süreç boyunca bize sağlayacağı teknik destek ve servis kalitesi, yatırımın geri dönüş süresi, yenilikçi çözümler, entegrasyon kabiliyeti ve uzun vadeli güvenilirliğe odaklanıyoruz. Özetle, marka tercihinden çok; uyumlu, sürdürülebilir, entegre edilebilir ve sahada desteklenebilir sistemler bizim için belirleyici oluyor. Bu anlayışla ilerlediğimizde, üretim hatlarımız hem daha güvenli ve uzun ömürlü hem de daha verimli hale geliyor.
Tesisleriniz için kapasite artışı ve verimlilik yatırım fikirleri nasıl oluşuyor, şu anda yatırım gündeminizde neler var?
Beton ve çimento katkı kimyasalları, inşaat sektörünün yapı taşı niteliğindedir. Giderek artan çevresel baskılar, enerji maliyetleri ve regülasyonlar nedeniyle bu alandaki ürün geliştirme faaliyetleri; yalnızca teknik performansa değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve maliyet etkinliğine de odaklanmaktadır.
Firmamız, bu kapsamda ürün geliştirme faaliyetlerini sahadan gelen pazar ihtiyaçları ve talepleri, yeni teknolojilerin araştırılması ve entegrasyonu, yasal düzenlemeler ve çevreye duyarlılık ilkeleri doğrultusunda yönlendirmektedir.
Ürün geliştirme stratejimiz, kullanıcı ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren, çevreci ve ekonomik çözümler üretmeye odaklıdır.
İnovasyon kültürümüz, sadece laboratuvarda değil, sahada da test edilen, uygulama başarımı yüksek ürünlerle sektörde fark yaratmamızı sağlamaktadır.
Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?
Dijital dönüşümün bir parçası olarak çalışanlarımıza ve kurumsal kimliğimize yatırım yapmaya devam edeceğiz. Döngüsel ekonomiye katkı sağlayacak çok ortaklı TÜBİTAK SAYEM projesi için Beton ve Çimento ayağında 2 projeyle katılım sağlamamız, çalışanlarımızın farkındalığını arttırmak adına C-ayak izi eğitimlerinin verilmesi, her yeni ekip üyemiz için fidan bağışı yapmaya başlamamız, İK ve SDS hazırlama yazılımlarını devreye almış bulunmamız, bilgi teknolojileri alanındaki yatırımımızla sistemlerimizi yeni teknolojilerle güçlendirmekte olmamız ileride daha fazlasını yapmak için attığımız adımlar olarak görmekteyiz.
Paralel olarak Kurumsal kimliğimizin gerekliliği ve küresel müşterilerimizin erişimini kolaylaştırmak adına web sitemizi 4 dilde (Türkçe-İngilizce-Fransızca-Arapça) yayınlıyoruz. Bu çok dilli yapı, hem teknik içeriklerimize hem de ürün çözümlerimize farklı pazarlarda daha erişilebilir ve anlaşılır kılmamıza olanak sağlamaktadır.
Tarım Yatırımıyla Sürdürülebilir Gelecek Mümkün
1
Ülkemizde üretilen her 10 aracın 8’inde bizim çeliğimiz kullanılıyor
11981 kez okundu
2
Kullanım kolaylığı ve sektör tecrübesi ile Esgaz’ın tercihi Krohne oldu
11664 kez okundu
3
Ürün dolumunda yüzde yüz randıman veren flowmetreler kullanıyoruz
11661 kez okundu
4
Gelecek 3 yıllık vizyonumuzda emniyet ve dijitalleşme projeleri ön planda
11614 kez okundu
5
AGT Antalya biyokütle enerji santrali elektrik üretimine başladı
11591 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.