44,8950$% 0.23
52,8913€% -0.09
60,8054£% 0.01
6.965,35%1,07
4.829,68%0,85
14.587,93%2,72
02:00
Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, “Açık mı, Kapalı mı: Endüstri Liderleri İçin 11,28 Milyon Dolarlık Soru” başlıklı yeni küresel araştırmasını yayımladı. Rapor, kapalı endüstriyel otomasyon sistemlerinin rekabet gücünü sessizce aşındırdığını ve orta ölçekli kuruluşlara gelirlerinin ortalama %7,5’ine mal olduğunu ortaya koyuyor.
Küresel analiz şirketi Omdia tarafından yürütülen araştırma, bu maliyetlerin operasyonel verimsizlikler, duruş süreleri, uyumluluk yenilemeleri ve geciken üretimden kaynaklandığına dikkat çekiyor. Bu sorunlar, genellikle eski otomasyon sistemlerinin algılanan güvenilirliği tarafından maskeleniyor. Büyük işletmeler için kayıplar ortalama 45,18 milyon doları bulurken, daha küçük üreticiler oransal olarak daha ağır etkilerle karşı karşıya kalıyor ve yıllık gelirlerinin %25’ine varan kısmını kaybediyor.
Statik ortamlar için inşa edilmiş geleneksel, donanım tanımlı otomasyon sistemleri, günümüzün dinamik endüstriyel taleplerini karşılamakta zorlanıyor. Bu sistemlerin katılığının rutin güncellemeleri maliyetli teknik projelere dönüştürmesinin yanı sıra, tescilli mimariler veri erişimini sınırlayarak görünürlüğü ve yanıt verme hızını düşürüyor.
Zorluğun merkezinde donanım karmaşıklığı yer alıyor. Çoğu şirket, her biri kendine özgü bakım ihtiyaçlarına sahip 2 ila 10’dan fazla farklı platform üzerinde faaliyet gösteriyor. Bu parçalanma tedarikçi bağımlılığını artırıyor; sorunların %30’u uzman desteği gerektiriyor. Bu durum, şirketlerin iş gücü ve beceri eksiklikleriyle karşı karşıya olduğu bir dönemde, niş teknik uzmanlık gerektirmesi nedeniyle iş gücü verimliliğini zorluyor. Silo halindeki sistemler ayrıca kestirimci bakımı ve hızlı sorun çözümünü engelleyerek maliyetli duruş sürelerine ve üretkenlik kaybına yol açıyor. Bu verimsizlikler operasyonların geneline yayılarak çevikliği sınırlıyor.
Araştırma, acil bir dönüşüm ihtiyacının altını çiziyor. Açık, yazılım tanımlı otomasyon; eski sistemleri modernize eden, yatırım getirisini (ROI) hızlandıran, endüstriyel rekabet gücünü ve dayanıklılığı güçlendiren ölçeklenebilir, geleceğe hazır bir çözüm sunuyor.
Yazılımı donanımdan ayırarak üreticiler; çoklu tedarikçi sistemlerini entegre etme, pazar değişimlerine hızla uyum sağlama, küçük partileri verimli bir şekilde üretme ve mühendislik beceri açıklarını kapatma esnekliği kazanıyor. Gerçek zamanlı veriler eyleme dönüştürülebilir hale gelerek daha akıllı kararlar alınmasını sağlıyor, üretkenliği artırıyor ve ölçeklenebilir maliyet düşüşü sağlıyor.
Schneider Electric müşterileri bu faydaları şimdiden görmeye başladı. Birçoğu pilot projeler veya varlık düzeyinde denemelerle başlayıp, daha sonra tam tesis veya çoklu saha kurulumlarına genişleyerek tam veri sahipliği, gelişmiş kalite kontrolü ve daha fazla maliyet şeffaflığı elde ederken mevcut yatırımlarını da koruyor.
Schneider Electric Endüstriyel Otomasyon Başkan Yardımcısı Gwenaëlle Avice Huet, konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu araştırma, müşterilerimizin bize her gün söylediklerini yansıtıyor: Endüstriyel sistemler, pazarları kadar hızlı adapte olmalı. Ekonomimizin belkemiği olan küçük işletmelerin, inovasyon ve büyümeye yeniden yatırılabilecek yıllık tasarruflardan en fazla kazancı sağlayacak olması özellikle umut verici. Açık, yazılım tanımlı otomasyon; her ölçekten endüstriyel oyuncunun dayanıklılık oluşturmasını, inovasyonu teşvik etmesini ve hızla değişen tüketici talepleri, düzenleyici baskılar ve pazar oynaklığı karşısında gelişmesini sağlayan kanıtlanmış bir çözüm.”
Temel maliyet kalemleri, yıllık bazda dört kritik alana ayrılıyor:
Omdia Baş Analisti Anna Ahrens ise şunları ekledi: “Artan baskılar karşısında endüstri liderleri; büyüme, rekabet gücü ve güven gibi temel önceliklerini sürdürmek adına taktiksel çözümlere başvuruyor. Ürün yaşam döngülerinin kısaldığı, tedarik zincirlerinin kırıldığı ve yetenek açıklarının genişlediği bir dünyada, çeviklik ve esneklik birer seçenek değil, hayatta kalma meselesidir. Bir işletmenin kapalı otomasyon ekosistemlerinin maliyetini ele almayı ertelediği her çeyrek, 1 milyon doları aşkın değer kaybı anlamına geliyor; oysa bu kaynak büyüme ve inovasyona aktarılabilirdi.”
Borusan EnBW Enerji, Sivas’ta 80 MW Pelit RES’in gücünü 935 MW’a Çıkardı
1
MAN Truck & Bus’tan Avrupa Servis Ağına 300 Milyon Euro’luk Yatırım
43564 kez okundu
2
Siemens Türkiye, İnsana Ve Organizasyona Değer Katarak Büyüyor
39876 kez okundu
3
Limak Çimento’nun Anka Fabrikası, Dünyanın En Verimli Çimento Tesislerinden Biri Oldu
16340 kez okundu
4
Orta Koridoru Güçlendirecek Demiryolu Projesine Cengiz İnşaat İmzası
15238 kez okundu
5
Kocaer Çelik Zorlu Piyasa Şartlarına Rağmen Güçlü İhracat Performansıyla Satış Hacmini %23 Arttırdı
14888 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.