46,8201$% 0.02
53,5820€% 0.03
62,6971£% 0.22
6.252,07%-0,41
4.158,09%-0,31
14.424,54%0,05
02:00
Enerji depolama sistemlerinin kurulu güç içerisindeki payı hızla artarken, yatırım modelleri de yalnızca mühendislik ve finansman boyutuyla değil; sigorta, risk yönetimi ve uzun vadeli finansal sürdürülebilirlik açısından da değerlendiriliyor. Özellikle batarya enerji depolama sistemlerinde termal kaçak, performans kaybı, siber saldırılar, üretici garantileri, çevresel sorumluluklar ve gelir kaybı gibi risklerin doğru yönetilmesi, yatırım güvenliğinin temel unsurları arasında yer alıyor. Enerji sektörüne özel sigorta çözümleri geliştiren Kotra Sigorta tarafından verilen eğitimde; ESS projelerinde yatırımcıların karşılaşabileceği riskler, mevcut sigorta uygulamaları ve uluslararası örnekler detaylı şekilde değerlendirildi.
“AMACIMIZ RİSK YÖNETİMİ KONUSUNDA ORTAK BİR BİLGİ ALTYAPISI OLUŞTURMAK”
Enerji depolama sektöründe bilgi paylaşımını artıracak eğitimlerin büyük önem taşıdığını belirten EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı, “Enerji depolama ekosistemi büyürken sektörün yalnızca yatırım hacmiyle değil, teknik standartları ve risk yönetimi kültürüyle de gelişmesi gerekiyor. Finansman, mühendislik, işletme ve sigorta süreçlerinin aynı bakış açısıyla ele alınması sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıyor. EDSİS olarak üyelerimizin uzmanlığını sektörle buluşturacak teknik eğitimleri artırmayı ve ortak bilgi altyapısının oluşmasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi.
“DOĞRU SİGORTA KURGUSU YATIRIMIN AYRILMAZ PARÇASI OLMALI”
Enerji depolama projelerinde sigorta yaklaşımının yalnızca poliçe düzenlemekten ibaret olmadığını belirten Kotra Sigorta Kurucu Genel Müdürü Osman Tüken, “Batarya enerji depolama sistemlerinde en büyük risk, yalnızca yangın gibi görünür hasarlar değildir. Asıl risk; yatırımcı açısından kritik öneme sahip termal kaçak, batarya performansındaki kapasite kayıpları, BMS ve EMS yazılım arızaları, siber saldırılar, arbitraj gelir kayıpları, üretici garantisinin uygulanamaması veya OEM kaynaklı riskler gibi birçok başlığın standart poliçelerde yeterli karşılık bulmamasıdır. Bugün piyasada kullanılan işletme dönemi poliçeleri yangın, yıldırım, sel veya makine kırılması gibi klasik riskleri karşılıyor. Ancak BESS yatırımları klasik bir enerji yatırımı değil. Bu nedenle yatırım modeline özgü risklerin poliçeye özel klozlarla dahil edilmesi gerekiyor. Aksi halde yatırımcı, büyük bir hasar yaşadığında zararın önemli bir kısmını kendi üzerinde taşımak zorunda kalabiliyor. Özellikle termal kaçak bunun en somut örneklerinden biri. Her termal kaçak yangına dönüşmeyebilir ancak sistemi tamamen devre dışı bırakabilir ve ciddi gelir kaybına yol açabilir. Benzer şekilde garanti kapsamındaki ekipman değişimleri sırasında oluşan iş durmaları, arbitraj gelir kayıpları veya yazılım kaynaklı sistem arızaları da çoğu zaman yatırımcıların fark etmediği sigorta boşluklarını oluşturuyor. Enerji depolama yatırımlarında doğru yaklaşım, hazır poliçe satın almak değil; yatırımın teknik yapısını analiz ederek riskleri önceden tanımlayan ve buna göre özel sigorta programı oluşturmaktır. Artık başarılı bir BESS yatırımının ayrılmaz parçalarından biri doğru mühendislik kadar doğru risk yönetimi ve doğru sigorta kurgusudur” açıklamalarında bulundu.
Otomotiv Satış Sonrası Pazarı 10.2 Milyar Dolara Ulaştı
1
Şenpiliç İleri İşlem Fabrikasıyla AB’ye İhracat Yetkisi Aldı
15233 kez okundu
2
Cengiz Holding, DZ Bank’tan ‘Yeşil Kredi’ Aldı
13282 kez okundu
3
Polisan Holding 2024’ün Altı Aylık Finansal Sonuçlarını Açıkladı
13249 kez okundu
4
Galata Wind 2024’ün İlk Yarısında Büyümesini Sürdürdü
13204 kez okundu
5
Tokenizasyon: Gerçek Dünyada Gelir Üreten Dijital Dönüşüm Aracı
13174 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.