50,1416$%0,22
56,1714€%-0,12
67,3884£%-0,10
6.508,89%-1,32
4.044,41%-1,33
%
02:00
Kentleşmenin hızla arttığı, iklim krizinin derinleştiği günümüzde suyun verimli yönetimi, yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda bir yaşam meselesi haline geldi. Artan talep, azalan kaynaklar ve altyapı yetersizlikleri nedeniyle suya erişim, her geçen yıl daha fazla insan için riskli bir hale geliyor. Birleşmiş Milletler’e göre, 2016 yılında 930 milyon olan su kıtlığıyla karşı karşıya kalan kentsel nüfusun, 2050’ye kadar iki katına çıkarak 1,7 ila 2,4 milyar kişiye ulaşması bekleniyor. Artan nüfusla birlikte suyun yalnızca tüketimi değil; taşınması, dağıtılması ve yönetilmesi de başlı başına bir verimlilik meselesine dönüşüyor.
Suyun verimli yönetimi konusunda pompa sistemleri önemli bir noktada yer alıyor ve hayatın sağlıklı bir şekilde devamı için en kritik halkalarından birini oluşturuyor. İçme suyunun şehir şebekelerine taşınmasından endüstriyel proseslere, tarımsal sulamadan yangınla mücadele altyapılarına kadar pek çok alanda pompalar hayati rol üstleniyor. Dünyadaki toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 46’sı elektrik motorlarından kaynaklanıyor. Bu motorların tükettiği enerjinin yaklaşık yüzde 22’si ise sadece pompa sistemlerine ait. Bu nedenle, pompa sistemlerinin verimliliği bina ölçeğinde olduğu kadar, küresel enerji tasarrufu açısından da stratejik önem taşıyor.
Pompa sistemleri, geleceğin şehirlerini ayakta tutan görünmez altyapılardandır.
1977 yılında yüzde 100 yerli sermayeyle kurulan, Türkiye’nin akışkan teknolojileri sektöründeki lider firması Masdaf CEO’su Erhan Özdemir konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Dünyamız, artan nüfus, hızla büyüyen kentler ve derinleşen iklim kriziyle birlikte suya erişimin giderek zorlaştığı bir döneme giriyor. Bu süreçte suyu yalnızca bulmak değil, onu verimli ve güvenli bir şekilde yönetmek de büyük önem taşıyor. Masdaf olarak, suyun ve enerjinin doğru yönetilmesi gerektiği bilinciyle, pompa sistemlerini sadece bir taşıma aracı değil, akıllı ve sürdürülebilir altyapıların omurgası olarak tasarlıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda, Ar-Ge yatırımlarımızı elektronik destekli kontrol sistemlerine yönlendiriyor, pompa sistemlerimizi sadece mekanik bir çözüm değil, aynı zamanda veri üreten birer altyapı bileşenine dönüştürüyoruz. Geliştirdiğimiz GenIO teknolojisiyle, suyun her damlasını gerçek zamanlı izleyerek, minimum enerjiyle maksimum verim sağlayan sistemler kuruyoruz. Pompa teknolojilerinde verimliliği artırmak, yalnızca enerji maliyetlerini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda karbon ayak izimizi azaltıyor, su kayıplarını önlüyor ve altyapıların ömrünü uzatıyor. Bugün sunduğumuz çözümlerle hem belediyelere hem endüstriye hem de bireysel kullanıcılara daha yaşanabilir bir gelecek sunmayı hedefliyoruz” dedi.
Sigorta Sektöründe Bir İlk: Karbon Ayak İzi Dengeleniyor
1
GABORAS ve RE-OS’tan Gayrimenkul Sektörüne Stratejik Dijital Güç Birliği
98720 kez okundu
2
TAV Havalimanları yılın ilk yarısında 48,2 milyon yolcuya hizmet verdi
74911 kez okundu
3
Amgen Türkiye’de Üst Düzey Atama
23422 kez okundu
4
Orzax, ‘THE FUTURE IS NOW’ Temasıyla 2026 Yol Haritasını Paylaştı
18123 kez okundu
5
Zonguldak’ta Maden Ocağında Göçük
17923 kez okundu
Tank üstü güvenlikte entegre yaklaşım
Kimya tesislerinde toksik gaz sızıntılarına karşı doğruluğu yüksek dedektör seçimi nasıl yapılır?
Endress+Hauser, iTHERM TrustSens ile İlaç üretiminde sıcaklık ölçümü
Çağdaş Cam, solar camda üretim kapasitesini 14 milyon metrekareye çıkarmaya hazırlanıyor
Toroslar EDAŞ Gaziantep’te yatırımlarını sürdürüyor
Tüpraş ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı’ndan iş birliği
“Döngüsel ekonomi, çimento sektörünün net sıfır dönüşümünü hızlandıracak”
Polisan Kansai Boya’nın kalan yüzde 50’si 93 milyon dolara satıldı
Arçelik, 200 milyon euroluk yatırımla Manisa’da ileri teknoloji fabrikasını açtı
Yıllık 100 bin araç kapasiteli K9 Projesinde ilk banttan inen model Fiat Dobló oldu