49,1432$%0,03
54,9452€%-0,18
65,1343£%-0,16
6.644,78%1,51
4.194,32%1,47
%
02:00
Yılın ilk yarısında küresel piyasalar; ABD’nin devreye aldığı sert tarifeler, jeopolitik gerilimler, enflasyon beklentileri ve merkez bankalarının politikalarıyla yön bulmaya çalıştı. Bu dönemde yatırımcılar, riskleri gözeterek temkinli bir iyimserlikle hareket etti. Hedef Holding CEO’su Bülent Kırımlı, yatırım tercihlerinde güvenli limanlar, kısa vadeli TL enstrümanları ve alternatif varlıklara ilişkin görüşlerini paylaştı.
“2025’in ilk yarısında küresel piyasalarda dalgalı bir seyir öne çıkarken, yatırımcılar riskten kaçınma eğilimini sürdürdü. Mevduat ve para piyasası fonları gibi kısa vadeli araçlar, pozitif reel getiri sağladığı sürece portföylerdeki ağırlığını koruyacaktır. Risk iştahındaki bu dengeli artış hem kurumsal hem bireysel yatırımcı davranışlarına yansıdı. Genelde hisse senetleri, yapay zekâ ve kripto varlıklar gibi konular bireysel yatırımcıların risk iştahını desteklerken, kurumsal yatırımcılar ise daha çok tahvil-hisse dengesi gözeterek altyapı yatırımları gibi uzun vadeli stratejik alanlara yöneldi. Yatırımcıların temkinli iyimserliği, 2025’in ikinci yarısında da ana yaklaşım olacak.
Altın, TL enstrümanları ve kısa vadeli fonlar öne çıktı
Varlık sınıfı tercihlerinde ise çeşitlilik ön plana çıktı. 2025’in ilk yarısında yatırım dünyasında öne çıkan sektörlerin başında ise gıda, teknoloji ve altyapı yer aldı. Bu sektörler, küresel ekonomik belirsizlikler karşısında yatırımcılar için hem büyüme hem de dayanıklılık vadetti. Jeopolitik gerginlikler ve yüksek enflasyon ortamında yatırımcılar güvenli limanlara yönelirken, altın yılın ilk yarısında öne çıkan enstrümanlardan biri oldu. Pozitif reel faiz etkisiyle döviz ve likit fonlara, mevduat ve para piyasası fonlarına olan ilgi sürdü. Yüksek faiz ortamı, yatırımcıları kısa vadeli ve öngörülebilir araçlara yönlendiriyor.
Yatırımcılar riskleri gözeterek temkinli adımlar atıyor
2025 yılının ilk yarısı, küresel piyasalarda artan jeopolitik gerilimler, ABD-Çin ilişkileri ve yeniden başkan seçilen Donald Trump’ın ticaret politikalarına dair beklentilerin etkisiyle şekillendi. Özellikle ABD-Çin gerilimi gelişmekte olan ülke piyasalarına olan ilgiyi artırdı, Avrupa borsaları ise ECB’nin destekleyici politikaları ve zayıflayan doların etkisiyle daha güçlü bir performans sergiliyor. Yılın başında risk iştahı yüksekti, ancak artan belirsizlikler bu iştahı dengeledi. Bireysel yatırımcılar hisse senetleri ve kripto varlıklara yönelirken, kurumsal yatırımcılar daha çok tahvil ve altyapı yatırımlarını tercih etti.
Gelişmekte olan ülke hisse ve tahvilleri, zayıflayan doların da etkisiyle yatırımcıların odağına yerleşti. Bu eğilimin ikinci yarıda da devam edebileceğini düşünüyorum.
Toyota, Türkiye’nin En Çok İhracat Yapan 2’inci Şirketi Oldu
1
YEO Teknoloji’den Birleşik Krallık’ta 100 Milyon Doları Aşan Dev Güneş Enerjisi Sözleşmesi
45101 kez okundu
2
Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı 6 ayda 1,3 milyar dolara ulaştı
33296 kez okundu
3
Şenpiliç İleri İşlem Fabrikasıyla AB’ye İhracat Yetkisi Aldı
17536 kez okundu
4
Cengiz Holding, DZ Bank’tan ‘Yeşil Kredi’ Aldı
15555 kez okundu
5
Polisan Holding 2024’ün Altı Aylık Finansal Sonuçlarını Açıkladı
15519 kez okundu
Üretimde artan çeşitlilik doğru sensör seçimini kritik hale getiriyor
Bor rezervimiz füzyon enerjisinde Türkiye’yi öne çıkarabilir
Savunma elektroniğinin görünmeyen riski: Laboratuvarda çalışan sistem sahada neden bozuluyor?
İş Enerji, Metafor RES’deki kurulu gücünü 100 MW’a yükseltti
Eti Bakır, iklim ve doğa raporunu yayımladı
“Geleceğin inşaatı şantiyede değil, kaynakların daha verimli kullanıldığı fabrikalarda şekillenecek’’
İGSAŞ, Çevre Yatırımlarıyla Su Yönetiminde Dönüşüm Başlattı: Hedef Yılda 1 Milyon Ton Su Tasarrufu
NG Kütahya Seramik, atık yönetiminde değer yaratan projesi ile ‘Sürdürülebilir İş Ödülü’ne layık görüldü!
ASAŞ’ın raylı sistemler sektörüne yön veren 150MN ekstrüzyon pres yatırımı…
Abdi İbrahim’in uluslararası büyüme yolculuğunda yeni durak: Kuzey Makedonya