45,2269$% 0.07
52,8991€% 0.05
61,2943£% 0.15
6.617,91%0,72
4.556,52%0,76
14.422,52%0,37
02:00
Ayakkabı bakım ürünleri üretimiyle başlayan serüvenini, kişisel bakım ve temizlik ürünleri sektörüne taşıyan Çığır Kimya, yenilikçi üretim teknolojileri, yüksek otomasyon ve sürdürülebilir çözümleriyle sektöründe fark yaratıyor. Çığır Kimya Proje Müdürü Murat Genç ve Poweras Genel Müdürü Selçuk Yücebaşoğlu ile kişisel bakım ve temizlik ürünleri üretim yatırımının detayları üzerine konuştuk.
1992 yılında ayakkabı bakım ürünleri üretmek amacıyla kurulan Çığır Kimya, bugün 65 ülkeye ihracat yaparak Türkiye’nin lider firmaları arasında yer alıyor. Yıllar içinde sahip olduğu bilgi birikimini farklı sektörlere taşıyan şirket, kişisel bakım ve temizlik ürünleri alanında da yatırımlarını hızlandırdı. Çığır Kimya Proje Müdürü Murat Genç, entegre üretim anlayışı, otomasyon çözümleri, çevreci projeleri ve sıfır hata hedefiyle yürütülen çalışmaların detaylarını paylaşıyor. Şirketin kendi geliştirdiği teknolojilerden, yeşil enerji yatırımlarına uzanan geniş vizyonu, sektördeki güçlü konumunun temelini oluşturuyor. Bu dönüşümde Poweras’ın sağladığı Krohne coriolis flowmetreleri, yüksek hassasiyetli ölçümleriyle otomasyon sistemlerinin önemli bir parçası oldu. Saha ziyaretimizde gerçekleştirdiğimiz röportajımızda, bize eşlik eden Selçuk Yücebaşoğlu’nun da bu iş birliğinin detaylarına dair önemli paylaşımları oldu. Krohne’nin flowmetreleri sayesinde ölçüm doğruluğu ve verimliliği arttırarak, Çığır Kimya’nın sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlandı.
Öncelikle Çığır Kimya’yı ve sizi tanıyabilir miyiz?
Çığır Kimya Proje Müdürü Murat Genç: Çığır Kimya, 1992 yılında ayakkabı bakım ürünleri üretmek üzere kurulmuş bir firmadır ve yaklaşık 34 yıldır sektörde faaliyet göstermektedir. Çığır Kimya, kuruluşundan beri ihracatçı bir firma oldu ve şu anda Türkiye’nin bu kategorideki ihracatının %80’ini biz gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 65 ülkeye ihracatımız var. Bu ülkelerin de çoğunda pazar lideriyiz. Niş sayılabilecek bir kategoride bu kadar büyük bir operasyonu yönetmek, deneyim ve yönetim anlayışı gerektiriyor. Son yıllarda ise sahip olduğumuz bilgi birikimini, farklı sektörlere aktarmak üzere harekete geçtik. Son 5 yıldır kişisel bakım ürünleri ve ev temizlik ürünleri üretimi için yatırımlar yapıyoruz. Tesisimiz, bu bilgi birikimini oluşturmak için kapsamlı bir Ar-Ge sürecinden geçmiştir. Fabrika içerisinde gördüğünüz tüm üretim hatları, her zaman daha iyi ve daha verimli bir sanayi tesisi oluşturma misyonumuzun göstergeleridir. Faaliyet gösterdiğimiz sektör, makineleşme anlamında niş bir sektör. Bu nedenle otomasyona dayalı ve yüksek kapasiteli bu hatları satın almanız çok güç. Hem üretim süreçleri hem de paketleme çözümleri açısından kendi çözümlerimizi geliştirmek amacıyla 2003 yılında İstanbul Trakya Serbest Bölge’de bir Başar Teknoloji firmasını kurduk. Bu tesis, aslında bizim için bir Ar-Ge üssü… Burada yazılım, donanım, plastik enjeksiyon kalıpları ve otomasyon çözümleri geliştiriyoruz.

Ben, proje ve yatırımlar konularında sorumluyum. Ekip olarak projeleri ve yatırımları yönetiyoruz. Çığır Kimya’da yapılan tüm projelerde ve yatırımlarda bir vizyon koymanız çok önemli. Bu vizyonumuz şirket kültürünün önemli bir parçası. Ben bunun bizi farklı ve güçlü kılan en önemli yanımız olarak görüyorum. Yapılan işin büyüklüğüne bakılmaksızın; her zaman var olmayanı yapma arzusu ve sürekli daha iyiye ulaşma hedefi, bizi hem makine hem beşeri altyapıda çok güçlü kılıyor. Buradaki kuvvetimizi ise tesisi gezerken deneyimlediğinizi düşünüyorum. Bu yönüyle hem insan kaynağımız hem de tecrübemiz açısından güçlü bir firmayız.

Her zaman Ar-Ge yatırımlarını destekleyen bir firmayız. Miktar ve zaman ne olursa olsun, ortaya çıkan çözümler ihtiyacımızı karşıladığı sürece yatırım yapmaktan çekinmiyoruz. Bu anlayış sayesinde önemli gelişimler kaydettik. Üretim sırasında verimliliği artırmak, atık oluşturmamak ve doğaya zarar vermemek bizim temel önceliğimizdir. Ürün üretimi, paketleme ve satış aşamalarında bu hassasiyeti koruyoruz. Bu nedenle, proseslerimizin her aşamasını titizlikle kontrol altında tutuyoruz.

Birçok ürün üretimi gerçekleştiriliyor. Özetlememiz gerekirse, nihai ürüne kadar üretim sürecinde hangi aşamalardan geçiliyor?
Murat Genç: Tam entegre bir firmayız; üretim sürecimizin her aşamasını kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Bu, zorlayıcı bir yapı olsa da bize özgürlük sağlıyor. Plastik enjeksiyon kalıpları, dolum ve paketleme hatlarının tümünü kendi bünyemizde yapıyoruz.
42 makinelik bir plastik enjeksiyon parkurumuz var. Hammadde, granül formunda geliyor ve nihai ürün paletlenmiş olarak çıkıyor
Üretim sürecinde dikkate aldığımız birçok kriter var. Hammaddenin sıcaklıkları, rengi ve dozajındaki oranlar, bizim için son derece hassas konular. Bu nedenle belirli kriterlerimiz bulunuyor. Plastik hammaddeler ve kimyasal hammaddeler için de belirli tedarikçilerle çalışıyoruz. Yeni bir tedarikçiden ürün almadan önce, test ve Ar-Ge süreçlerinden geçiyoruz. Bu testler, hammaddenin performansını belirlememize yardımcı oluyor ve sonuçları otomasyon hattımızı etkiliyor. Otomatize bir üretim yaptığımız için, en küçük bir hata bile hattın durmasına neden olabilir. Tam otomasyona dayalı üretim metodumuz olduğu için aynı standartları korumak zorundayız. Bunun yolu da hammaddenin belirli bir kalitede tedarik edilmesinden geçiyor.
Proses tarafında, sürekli kontrol sağlamak için inline analiz yöntemlerini kullanıyoruz. Bunu sağlamak için ihtiyaç duyduğumuz sensörleri entegre ediyoruz. Örneğin, hattımızda su varsa iletkenliği ve pH’ı takip ediyoruz. Diğer ürünlerde ise sürekli olarak pH, iletkenlik ve sıcaklık değerlerini gözlemliyoruz. Ürünlerin akış kontrolleri için mass flowmeter kullanıyoruz. Yüksek kalite ve hassasiyetle çalışan ekipmanlar kullanmaya özen gösteriyoruz. Proses tarafındaki çalışma yapımız bu şekilde şekilleniyor.

Ambalajlama, bitmiş ürün paketleme ve dolum süreçlerinde en önemli konumuz standardizasyon. Olabildiğince değişken olmayan, standart bir üretim yapmaya özen gösteriyoruz. Çünkü yüksek kapasiteli hatlar ile çalışıyoruz. Bu nedenle, üretim sürecinin her aşamasında sürekli kontroller gerçekleştiriyoruz. Kamera sistemlerimiz, her istasyonu bir kontrol noktası haline getiriyor. Ürettiğimiz ürünler çok sayıda parçadan oluştuğu için, her aşama kendi içinde riskler barındırıyor. Bu aşamalar arasında yapıştırma, plastik eritme, dolum, etiketleme ve koliye yerleştirme gibi işlemler yer alıyor.

Bu riskleri minimize etmek için kameralarla sürekli izleme yapıyoruz. İnsan, belli periyotlarla kontrol yaptığında yalnızca kontrol sırasında meydana gelen hataları tespit edebiliyor. Ancak otomasyon ve sensörlerle yaptığımız kontrol, üretim hattını sürekli denetim altında tutmamızı sağlıyor. Hata sayısı arttığında, hattı durdurma imkanımız bulunuyor. Bu nedenle, üretimin birçok aşamasında kontrol gerçekleştirerek, girdi aşamasından itibaren süreçleri titizlikle yönetiyoruz.
Tesisi gezerken kalıptaki kılcal seviyedeki suyla soğutma haznelerini örnek göstererek, bunun özel proses ve mühendislik bilgisiyle tasarlanabileceğini belirtmiştiniz. Mühendislik yetenekleriniz ve proses bilginiz, içeride üretim ekipmanları ve makinelerin tasarımında ne tür avantajlar sağladı?
Murat Genç: Amacımız, her defasında standart bir ürünü yüksek hızda elde etmektir. Bu hedefe ulaşabilmek için proses kısmında özel karıştırıcılar ve dozajlama ekipmanları, dolum ve paketleme hatlarında %95 verimlilikte hatlar, kalıp tasarımında ise ileri mühendislik gereklidir. Fabrikamız, aslında havacılık sanayisine hizmet edebilecek bir know-how ve teknolojik altyapısına sahiptir. Metal 3D printerlar kullanarak kalıp yapma sürecine geçiyoruz. Bu tarz yaklaşımlar daha çok havacılık sanayisinde kullanılıyor. Biz öncellikle ne istediğimize bakıyoruz ve ihtiyacımız neyi gerektiriyorsa bu ve benzeri teknolojilere yatırım yapmaktan çekinmiyoruz.

Aynı zamanda, makinelerimiz otomatik olarak kendilerini açabiliyor; bu amaçla bir otomasyon sistemi geliştirdik. Verimlilik bizim için kritik bir faktör çünkü zaman çok kıymetli. Bu nedenle, insandan bağımsız kontrolü artırmaya çalışıyoruz. Bunun için ekibimizin doğru bilgiye sahip olması gerekiyor. Şirket hedefleri ekibe ne kadar iyi anlatılır ve Ar-Ge’ye ne kadar imkan tanınırsa o ölçüde bir know-how oluşması sağlıyor.

Ayakkabı boyası veya sıvı sabun gibi ürünlerin her aşamasını kendi içimizde üreterek, daha hızlı ve daha kaliteli sonuçlar elde etmenin yollarını arıyoruz. Dışarıda bu sorunun yanıtını aramak bazen tatmin edici olmayabiliyor veya hedeflerimize ulaşmamızı zorlaştırabiliyor.
Bu noktada bir yol ayrımına geliyorsunuz; ya mevcut üretim yöntemlerinizi sürdürürsünüz, ya da kendi çözümlerinizi üretirsiniz. Biz, ikinci yolu tercih ettik ve kendi çözümümüzü geliştirme yolunda ilerledik.
Dolumdaki batch aşamasında, depolarda seviye azaldığında üretim kısmına otonom bir sipariş geçtiğinizden söz ettiniz. Siparişten faturalamaya kadar olan süreci yöneten otonom sistemi kısaca anlatabilir misiniz?
Murat Genç: Bizim gibi işletmelerin sadece üretimde otomasyondan faydalanması yeterli değil; bu sistemi tüm birimlere yaymak gerekiyor. Siparişin geldiği andan, siparişin çıktığı ana kadar olan süreçlerde — sipariş, finans, üretim, bakım gibi — her aşamanın otomatik ve izlenebilir olması şart. Bu bilince sahip bir firmayız. Sahada gördüğünüz uygulamaların yanı sıra, ofis ve ERP sistemlerinde de oldukça yenilikçiyiz.
Örneğin, bir fatura geldiğinde, bir kişinin bu faturayı işlemesine gerek kalmıyor. Sistem faturayı tarayıp ilgili birime yönlendirerek faturalandırmayı otomatik olarak gerçekleştiriyor. Bu sistemi yaklaşık 10 yıl önce devreye aldık; Amacımız, insan hatalarını ve gereksiz iş yükünü ortadan kaldırmak. Ekibimizi bu iş yükünden arındırarak, inovasyon geliştirebilecekleri alanlara odaklanmalarını sağlıyoruz. Bunu başarabilmek için de standardizasyon ve otomasyon büyük bir rol oynuyor.

Hatların izlenebilmesi, ürünlerin sisteme kaydedilmesi ve gün içindeki verimliliğin takip edilmesi için TREX ile çalışıyoruz. Bu sayede, ilgili hattın ne kadar performans gösterdiğini, hangi birimlerde kaç dakika duruş yaşandığını ve duruşların sebeplerini anlık olarak kaydedebiliyoruz. Analiz raporları çıkarmak için bir kişiye ihtiyaç duymuyoruz; her hat ve istasyon, kendi arızasını sisteme kaydedebiliyor. Arkada ERP’de bu verileri programlayabiliyoruz. Çok fazla veri olduğu için, bunları okunabilir hale getirmek gerekiyor. Böylece yöneticiler, bir hattın verimliliğini kontrol etmek istediklerinde, gerekli tüm analiz bilgilerine kolayca ulaşabiliyor.
Gelen faturalar otomatik işleniyor ve ödemeler de otomatik olarak yapılıyor. Bu işlemler, herhangi bir personele ihtiyaç duymadan gerçekleşiyor; böylece hata faktörünü en aza indirmiş oluyoruz.

Reçete ile çalışıyorsunuz. Zaman içinde ürünleri daha verimli ve güvenilir hale getirmek için Ar-Ge çalışmalarınız oluyor mu?
Murat Genç: Ar-Ge ekibimiz sürekli yeni ihtiyaçlar ortaya çıkarıyor. Üretimde verimliliği öncelikli hedef aldığımız için, bu ihtiyaç bazen ekipman bazen de formülasyon ile ilgili olabiliyor. Ekibimiz, sürekli sorunları tespit eden ve çözüm arayan bir yapıdadır. Alternatif hammaddelerin denemeleri, su tüketimini azaltacak, ürünler arası geçiş sürelerini minimize edecek planlama ve formülasyon çalışmaları yapıyoruz. Ortak bir baz formül üretmeyi hedefliyoruz ve bunu başarıyla gerçekleştirebiliyoruz. Sonrasında formülasyonda ufak değişiklikler yaparak, bu değişiklikleri hat başında uyguluyoruz. Bu noktada, ürünlerin pH, iletkenlik veya viskozitesini etkileyebilecek kritik unsurları göz önünde bulunduruyoruz; bu nedenle standart ve doğru ürünü bulmamız şart.
Ar-Ge, bu süreçte bize önemli destek sağlıyor. Otomasyon sistemine sahip olduğumuzda, formülün doğru şekilde elde edilmesi kritik hale geliyor. Bu yüzden çok sayıda deneme yaparak kitlesel üretime geçiyoruz; deneme yaptığımız ekipmanlar genellikle ana ekipmanlarımızın kopyası oluyor. Böylece pilot üretimler gerçekleştirebiliyoruz.
Çevre duyarlığı konusunda markanızın önemli yatırımları ve çalışmaları bulunuyor. Rüzgar enerji santrali ve yağmur suyu geri kazanım yatırımı bunlardan bazıları. Bu konuyu biraz daha detaylandırabilir misiniz?
Murat Genç: Her firma doğaya bir iz bırakıyor, biz bu izleri minimalize etmeye çalışıyoruz. Bu projeleri, zorunlu regülasyonlar beklemeden, vicdani bir sorumlulukla hayata geçirdik. Güneş enerjisiyle ilgili araştırmalar yaptık, ancak bu lokasyonun kapasitesi doğrultusunda rüzgar enerjisinden daha yüksek verim elde edebileceğimize karar verdik. Şu anda tesisimiz tamamen yeşil enerji ile çalışıyor ve bu konuda gurur duyuyoruz.
Yağmur suyu hasatı için depo yatırımları yaptık ve suyun arıtılması konusunda da adımlar attık. Bu arka planda sağladığımız sonuçların yanı sıra, fabrika içinde sıfır atık hedefiyle formülasyonlarımızı geliştiriyoruz. Örneğin, dolum hattımızda belki yüzlerce ürün değişimi yapılıyor ve bu süreçte ciddi bir atık oluşabiliyor. Biz, sürekli Ar-Ge çalışmalarıyla bu atık seviyesini sıfıra indirmeyi başardık. Çevreye olan etkimizin en önemli göstergesi bu.
Ayrıca, kişisel bakım ürünlerinde plastik oranını azaltma çabalarımız kapsamında, Türkiye’de pek yaygın olmayan yeniden doldurulabilir ambalajların üretimine geçiyoruz. Bu hatların üretimi neredeyse tamamlandı. Avrupa’da bu ürün grubuna yönelik bir talep var, ancak Türkiye’de bu tür teknolojilere geçiş biraz zaman alıyor. Biz, bu alanda öncü rol üstlenip, çevreye daha az zarar veren ürünlerle pazar ihtiyaçlarını şekillendirmeyi hedefliyoruz. Çevre bilincine sahip bir ekiple, sıfır atıkla üreten bir tesis ve yeşil enerji ile çalışan bir marka olarak ürünlerimizi geliştiriyoruz. Sıvı sabun pompalarında, %100 geri dönüştürülebilir plastik yaylı ürünümüzün Ar-Ge’si tamamlanmak üzere. Karbon izimizi azaltmak amacıyla son 2 yılda yaklaşık 8 milyon Euro yatırım yaptık.
Ölçü ve kontrol enstrüman markalarını seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? Poweras ve Krohne markaları ile yollarınız nasıl kesişti?
Murat Genç: Firmaların geçmiş projeleri ve sektördeki marka bilinirliği bizim için oldukça önemlidir. Örneğin, yeni sıvı sabun tesisimizde Krohne ile çalıştık; daha önce ayakkabı boyası bölümünde de onlarla iş birliği yapmıştık. Marka bilinirliğinin yüksek olması, yeni bir üretim sürecine geçerken yaşanabilecek ölçüm sorunları için hızlı çözümler bulmamızı sağlıyor. Çözüm arayışında firmanın yetkinliği ve sektördeki deneyimi bizim için kritik.
Sonraki aşamada fiyat ve kalite dengesi de önem kazanıyor. Marka, farklı çözüm seçenekleri sunabiliyorsa tercihimiz artıyor. Örneğin, daha hassas ölçüm taleplerimiz olduğunda buna yönelik çözümler de sunabiliyorlar. Biz, hangi ürünün nasıl yapılacağını ve tedarikçi kaynaklı sorunları kendilerine aktarıyor, sonrasında çözüm önerileri alıyoruz.
Flowmeterlerin tamamını Coriolis türünde seçtik; çünkü hassasiyet bizim için çok önemli. Ayrıca, tedarikçiden tedarikçiye ya da reçete geçişlerinde dalgalanmaları da gözlemlemek istiyoruz. İnsan eli değmeden onay verilebilmesi için, iyi bir standardizasyon ve ölçüm yöntemi şart. Pompa ekipmanları için çiğnemeden basan sistemler kullandık; hijyenik üretim gereksinimlerini karşıladık. Tank seviye ölçümü için radar sensörleri, batch aşamasında ise sürekli izleme yapan pH ve iletkenlik sensörlerine yatırım yaptık. Bu konularda alanında uzman markalarla çalışmayı tercih ettik.
Kişisel bakım ürünleri için gerçekleştirdiğiniz son projede talebiniz ne oldu, devreye alma sürecini dinleyebilir miyiz?
Murat Genç: Kişisel bakım ürünleri kısmında Selçuk Beylerle çalıştık. Ayakkabı boyası kısmında büyük bir tecrübeye sahibiz ama kişisel bakım ürünleri çok farklı. Bu alan bizim için yeniydi. Daha viskoz, sıvı ve hijyenik üretim gerektiren ürünler olduğu için hassas ölçümler yapmamız gerekiyordu. Bakteriyel kontaminasyon riskleri de daha yüksekti.
Öncelikle ihtiyaçlarımızı listeledik ve Selçuk Beylerle her hammaddeyi nasıl daha verimli hale getirebileceğimizi, hangi yöntemlerin uygun olacağını tartıştık. Bu süreçte bize çok destek oldular. Tüm masa çalışmalarımızı sahada gerçekleştirdik ve hiç sorun yaşamadık. Masa çalışmasının kalitesi, sahada daha rahat ilerlememizi sağladı; çünkü sahada sorun çözmek, uzun zaman ve maliyetler gerektirebilir. Bu nedenle masa çalışmalarını titizlikle yaptık. Poweras Endüstriyel Otomasyon Sistemleri, önceki hammaddelere ve prosese dair deneyimleri sayesinde bize yardımcı oldu. Birlikte çalışarak, bilinmeyen konularda doğru çözümler bulmayı başardık.

Selçuk Bey, kullanılan Krohne ürünlerinin detaylarını öğrenebilir miyiz? Ne tür prosesler ve hatlarda nasıl avantajlar sağlıyor bu ürünler?
Poweras Genel Müdürü Selçuk Yücebaşoğlu: Verimlilik, doğru ölçümle başlar! Ölçümü kontrol ile desteklerseniz, üretim süreci sorunsuz işleyebilir.
Poweras Endüstriyel Otomasyon Sistemleri, 25 yılı aşan enstrüman, kontrol otomasyon ve proses tecrübesi ile kaliteli, yenilikçi, teknolojik ve ileriyi öngörerek her daim daha iyisini yapma hedefinde olmuştur. Konusunda uzman marka ve üreticiler ile çalışarak sistemin bir bütününü optimum seviyede kurulumlarını gerçekleştirmektedir. Kalite, süreklilik ve verimlilik bu süreçte kritik öneme sahiptir; Söz konusu projelerde Krohne marka ürünleri kullandık.
Partneri olduğumuz Krohne ölçüm ekipmanları, başta akış ölçümü olmak üzere basınç, sıcaklık, seviye ve analiz ürünlerini bünyesinde bulunduran bir dünya markasıdır.
Doğru seçimler yaparak optimum ürünleri bulmak sisteme uyarlamak gerekiyor. Murat Bey ile yaptığımız çalışmalar sayesinde, birçok farklı akışkanla karşılaştık; kendisi bu konuda bizi bilgilendirerek, doğru ürünleri seçmemize yardımcı oldu. Projelerde kullandığımız Coriolis akış ölçerler ile iletkenliği olmayan veya değişken yoğunluklu akışkanlarda hassasiyetle ölçüm yapabilmemizi sağladı. Ayrıca EGM (Entrained Gas Management ) özelliği ile viskoz akışkanlar içerisine hapsolmuş hava kabarcıklarını elimine ederek yüksek doğrulukta sonuçlar elde ettik.
“Depolama Kapasitemizi 200 Bin Metreküpe Çıkarmayı Hedefliyoruz”
1
Ülkemizde üretilen her 10 aracın 8’inde bizim çeliğimiz kullanılıyor
11982 kez okundu
2
Kullanım kolaylığı ve sektör tecrübesi ile Esgaz’ın tercihi Krohne oldu
11665 kez okundu
3
Ürün dolumunda yüzde yüz randıman veren flowmetreler kullanıyoruz
11662 kez okundu
4
Gelecek 3 yıllık vizyonumuzda emniyet ve dijitalleşme projeleri ön planda
11615 kez okundu
5
AGT Antalya biyokütle enerji santrali elektrik üretimine başladı
11592 kez okundu